YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5824
KARAR NO : 2021/4362
KARAR TARİHİ : 24.05.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19.06.2019 tarih ve 2015/116- 2019/498 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; dava dışı Azimkarlı … Şti.’nin müvekkiline davaya konu 05.11.2010 keşide tarihli 30.000.-TL bedelli çeki verdiğini, müvekkilinin bu çeki Kapital Faktoring Hiz. A.Ş.’ye ciro ettiğini, çekin 12.11.2010 tarihinde davalı bankanın Sanayi Mahallesi Şubesine ibraz edildiğini, ancak çek arkasına karşılığı bulunmadığından kaşe basıldığını ve saat belirtilmediğini, çekin karşılıksız çıkması üzerine müvekkili şirket tarafından dava dışı Kapital … A.Ş.’ye çek bedelinin ödendiğini ve çekin iade alındığı, müvekkili tarafından çek bedelinin tahsil edilebilmesi için İstanbul 11. İcra Müdürlüğü’nün 2010/24218 esas sayılı dosyasıyla keşideci şirket hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığını, takibin halen devam ettiğini, ancak borçlu şirkete ait hiçbir menkul ve gayrimenkul mal bulunamadığından çek bedelinin tahsil edilemediğini, keşideci şirket yetkilisi hakkında Kadıköy 7. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2011/693 esas sayılı dosyasıyla ceza davası açıldığını, ceza dosyasında davalı banka tarafından gönderilen 2 adet yazıda çekin bankaya ibraz tarihinde 25.986,25 TL karşılığının bulunduğu, kısmi ödeme yapılmadığı, çekte ödemeden men talimatının verilmediğinin bildirildiğini, müvekkilinin bankanın hatalı işlemleri nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek çek bedeli olan 30.000.-TL’nin ödeme tarihine kadar günlük binde üç oranında işleyecek gecikme cezası ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının iddialarının haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davaya konu çekin ibraz tarihi olan 12.11.2010’da keşideci şirket hesap kayıtlarına göre saat 16:16:02 itibariyle başka bir çekin ödemeye uygun görülerek davacıya ödendiğini, 30.000.- TL bedelli çekin ise takas saati sonu hesap bakiyesinin -4.791,41 TL olması nedeniyle karşılıksızdır işlemine tabi tutulduğunu, müvekkili bankanın Kadıköy 7. Sulh Ceza Mahkemesi’ne hitaben yazdığı yazıda takas kapanış saatinin 17:00 olduğu, 17:02 itibariyle hesap bakiyesi yetersiz olduğundan dava konusu çeke karşılıksızdır kaşesi vurulduğunu, müvekkilinin kötü niyetinden bahsedilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; hesap ekstresinde gün içinde hesaba sürekli para yatırıldığı ve yine kısa süre içinde para çekildiği kayıtlı olup, zaman zaman hesap eksi bakiyeye düşmüş ise de gün sonunda hesaba 30.000.- TL yatırılması ile saat 17:26 itibariyle bakiyenin 25.986,25 TL olduğu anlaşılmış olup, dava konusu çekin 05.11.2010 olan tarihinin, dava dışı Kapital Şirketi tarafından 12.11.2010 tarihine ertelendiği, yine davacı tarafından ciro edilerek dava dışı Kapital şirketine verilen … numaralı, 30.000.-TL bedelli ve 12.11.2010 tarihli çek ile birlikte bu tarihte takasa ibraz edildiği, dava konusu olmayan … numaralı çekin saat 16:16’da ödendiği, dava konusu …numaralı çekin ise saat 17:02’de takastan ibraz edildiği, bu saat itibariyle hesap bakiyesinin -4.798,41 TL olması sebebiyle çeke karşılıksız işlemi yapıldığı, saat 16:16’da ödenen diğer çek tutarının dava dışı Kapital Faktoring şirketinin erteleme talebi üzerine saat 17:26’da hesaba iade edildiği, bu şekilde dava konusu çek yönünden ibraz edildiği saat itibariyle hesapta yeterli bakiye olmaması ve karşılıksız işlemi yapılmasının doğru olduğu, yapılan işlemlerde davalıya atfedilecek kusur bulunmadığı, davalı bankanın davacının talep ettiği çek bedelinden sorumluluğunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 24.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.