YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11668
KARAR NO : 2010/6980
KARAR TARİHİ : 10.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
2-…VDL. VEKİLİ AVUKAT …
Davacı … (kendilerine asaleten küçüklere velayeten ) ve …vdl vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 07/02/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/05/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ile davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; a)Dava, elektrik çarpması nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacılar, desteğin ölümüne yol açan olayda kusurun tümünün davalıda olduğunu ileri sürerek istekte bulunmuşlar; yargılama aşamasında davalının 6/8 oranda kusurlu olduğu anlaşılmış; yerel mahkemece, davalının olayda 6/8 oranda kusurlu bulunduğu benimsenmekle birlikte, bilirkişi raporunda hesaplanan tutara göre karar verilmiştir.
Yerel mahkemece davalının olayda 6/8 oranda kusurlu bulunduğu benimsendiğine göre, dava dilekçesinde belirtilen maddi tazminat isteminden, davalının belirlenen kusur oranına göre matematiksel oranda indirim yapılarak davalının sorumlu tutulması gerekirken, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 74. maddesinde belirtilen istemle bağlılık kuralına aykırı olarak, istem aşılmak suretiyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b)Borçlar Yasası’nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.
Dava konusu olayın oluş biçimi, paranın olay günündeki satın alma gücü, kusur durumu ve yukarıda açıklanan ilkeler gözetildiğinde, desteğin çocukları olan davacılar …, …, …, …, …, …, …, …,…,… ve …’un her biri yararına takdir edilen 10.000,00’er TL manevi tazminat fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a ve b) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA; davacıların tüm, davalının öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 10/06/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.