YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6055
KARAR NO : 2021/5912
KARAR TARİHİ : 24.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanığın adli sicil kaydından denetim süresinde işlediği başka suçların da bulunduğu anlaşıldığından tebliğnamenin birinci bendindeki görüşe iştirak edilmemiştir.
A) Sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık müdafinin temyiz taleplerinin incelenmesi:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığın, … adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı ile … adına düzenlenmiş sürücü belgesini farklı zamanlarda bulup her iki belgeye de kendi fotoğrafını yapıştırarak kullanmaya başladığı, 15.09.2009 tarihinde … adına düzenlenmiş sürücü belgesini kullanarak nüfus müdürlüğünden yerleşim yeri belgesini aldığı ve aldığı bu belge ile … adına 17.09.2009 tarihinde yedi adet GSM abonelik sözleşmesi düzenlettiğinin iddia ve kabul edildiği olayda; dosya kapsamından, suça konu nüfus cüzdanı, sürücü belgesi ve yerleşim yeri belgesinin farklı tarihlerde düzenlenip kullanıldığı ve sanığın suç işleme kararının yenilenmediği anlaşıldığından bu belgeler yönünden eylemlerinin zincirleme şekilde işlenmiş tek bir sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden, her bir belge yönünden ayrı ayrı mahkûmiyetine hükmedilmesi,
2- Kabule göre de; suça konu belgelerin akıbeti hakkında bir karar verilmemesi,
B) Sanık hakkında “özel belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz taleplerinin incelenmesi:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafinin ve Cumhuriyet savcısının diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Hükümden önce 10.11.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 2. fıkrasındaki “İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında; sanığın sahte GSM abonelik sözleşmeleri düzenlemekten ibaret eyleminin, özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki suçu oluşturduğu ve sanığa ön ödeme önerisinde bulunarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden “özel belgede sahtecilik” suçundan hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a) 5237 sayılı TCK’nin 43. maddesinde, “değişik zamanlarda” denilmesi karşısında; aynı anda gerçekleşen fiillerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı, ancak belge sayısının TCK’nin 61. maddesi uyarınca temel cezanın tayininde nazara alınması gerektiğinden, … adına aynı tarihte yedi adet sahte abonelik sözleşmesi düzenlemesi şeklinde gerçekleşen eylemde zincirleme suç hükmünün uygulanma olanağının bulunmadığı gözetilmeden, TCK’nin 43. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
b) Suça konu belgelerin akıbeti hakkında bir karar verilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyiz talepleri bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/06/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.