YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3939
KARAR NO : 2021/3590
KARAR TARİHİ : 13.04.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.06.2019 tarih ve 2018/602-2019/320 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 32,970.-TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra
dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı aleyhine davalı tarafından başlatılan icra takibine konu 3 adet senedi davacının imzalamadığını, senet keşidecisinin isminin farklı olduğunu, davalıya borcu olmadığını ileri sürerek, icra takibine konu senetlerden dolayı borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının borcuna karşılık icra takibine konu senetleri davalıya verdiğini, senet keşidecisi ile davacının aynı kişi olduğunu belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine % 40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davanın, bonodan dolayı imza inkarı sebebiyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, mahkemece, alınan ve denetime elverişli olan üç kişilik bilirkişi heyeti raporu ile imzanın davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının İstanbul 11. İcra Müdürlüğü’nün 2008/12089 esas sayılı dosyasına konu 04.12.2007 tanzim 31.01.2008 vade tarihli 3.340.-TL tutarlı, 04.12.2007 tanzim 28.02.2008 vade tarihli 3.340.-TL tutarlı, 04.12.2007 tanzim 31.03.2008 vade tarihli 3.340.-TL bedelli senetler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, yasal şartlar oluşmadığından ve kötü niyet ispatlanamadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 568,53 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 13.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.