YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1460
KARAR NO : 2021/7985
KARAR TARİHİ : 23.06.2021
Adalet Bakanlığının, 11/11/2020 tarihli yazısı ile, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan şüpheliler …, … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığının 25/11/2019 tarihli ve 2018/3881 soruşturma, 2019/1971 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Mardin 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 29/06/2020 tarihli ve 2020/1462 değişik iş sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 28/12/2020 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-)Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının 27/11/2018 tarihli, 2018/13829 soruşturma, 2018/3866 esas ve 2018/1490 sayılı iddianamesi ile şüpheli … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sırasında, sanık …’ın suça konu uyuşturucu maddeleri … ve … isimli şahısların kendisine emanet olarak bıraktıklarını, ele geçen uyuşturucu maddenin bu şahıslara ait olduğunu beyan etmesi üzerine mahkemece Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu,
2-Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığınca 25/11/2019 tarihli 2018/3881 soruşturma, 2019/1971 sayılı karar ile, şüpheliler …, … ve … hakkında, şüphelilerin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri hususunda kamu davası açmak için yeterli ve kuvvetli suç şüphesi bulunmadığı,bu gibi durumlarda kişilerin “hukuki lekelenmeme hakkı” kapsamında şüpheli yapılarak ifadesinin alınmasını gerektirmediği anlaşılmakla şüpheliler hakkında delil yetersizliğinden “kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına” karar verildiği,
3-Sanık … müdafii tarafından 20/05/2020 tarihli dilekçe ile kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin karara itiraz edildiği,
4-İtiraz mercii Mardin 2.Sulh Ceza Hakimliğinin kanun yararına bozma istemine konu 29/06/2020 tarihli ve 2020/1462 değişik iş sayılı kararı ile; kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın 25/11/2019 tarihinde verildiği, ilgili kararın süresinde itiraz bulunmaması sebebiyle 11/12/2019 tarihi itibari ile kesinleştiği, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın tebliğinden itibaren 15 günlük itiraz süresinden sonra talepte bulunulduğu gibi CMK’nın 173/1. maddesinde belirtildiği üzere kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara ancak müşteki veya suçtan zarar görenin kararın kendisine tebliğinden itibaren 15 gün içinde itiraz edebileceğinin düzenlendiği, itiraz edenin ise dosya kapsamı itibari ile böyle bir sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle “itirazın reddine” kesin olarak karar verildiği,
5-Bunun üzerine sanık … müdafiinin kanun yararına bozma yoluna gidilmesini talep ettiği,
Anlaşılmıştır.
./..
B-)Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında,
“Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan şüpheliler …, … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 25/11/2019 tarihli ve 2018/3881 soruşturma, 2019/1971 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Mardin 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 29/06/2020 tarihli ve 2020/1462 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Mardin 2. Sulh Ceza Hakimliğince, Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığının 25/11/2019 tarihli kovuşturmaya yer olmadığı kararının suçtan zarar gören vekilinin bu karara karşı 15 günlük yasal süresinden sonra itiraz ettiğinden ve itiraz edenin ise dosya kapsamı itibariyle bu sıfatı bulunmadığından bahisle süre yönünden itirazın reddine karar verilmiş ise de;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 173/1. maddesinde yer alan “Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.” şeklindeki düzenleme karşısında,
Somut olayda, … isimli şahsın Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 2018/3881 sayılı soruşturması dosyası üzerinden 10/12/2018 tarihinde vermiş olduğu etkin pişmanlıktan yaralanmaya yönelik ifadesi uyarınca şüpheliler hakkında müsnet suçtan soruşturmaya başlandığı, her ne kadar anılan Mahkemesince zarar gören sıfatı bulunmadığı kabul edilmiş ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 192. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tespiti açısından suçtan zarar gören sıfatına haiz olacağı, bu haliyle kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın …’a tebliğinin gerektiği gözetilmeksizin, … vekilinin öğrenme üzerine verdiği itiraz dilekçesinin yasal süresinde olduğu kabul edilerek, itirazın esastan incelenmesi yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek, Mardin 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 29/06/2020 tarihli ve 2020/1462 değişik iş sayılı kararının, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması istenilmiştir.
C-)Konunun Değerlendirilmesi:
Mardin 2. Sulh Ceza Hakimliğince, Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığının 25/11/2019 tarihli ve 2018/3881 soruşturma, 2019/1971 sayılı şüpheliler …,… ve … hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararına itiraz üzerine, “sanık … müdafiinin 15 günlük yasal süresinden sonra itiraz ettiği ve itiraz edenin dosya kapsamı itibariyle müşteki veya suçtan zarar gören sıfatı bulunmadığı” gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, CMK’nın 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise CMK’nın 172. maddesi gereği kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vereceği, CMK’nın 173/1. maddesinde “suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hakimliğine itiraz edebilir” düzenlemesinin yer aldığı, tüm bu düzenlemeler karşısında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara “suçtan zarar gören” tarafından itiraz edilebileceği,
Somut olayda;
./..
09/07/2018 tarihinde şüpheli …’ın işyerinde yapılan aramada suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesi üzerine, Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının 27/11/2018 tarihli, 2018/13829 soruşturma, 2018/3866 esas ve 2018/1490 sayılı iddianamesi ile şüpheli … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sırasında, sanık …’ın suça konu uyuşturucu maddeleri … ve … isimli şahısların kendisine emanet olarak bıraktıklarını, ele geçen uyuşturucu maddenin bu şahıslara ait olduğunu beyan etmesi üzerine mahkemece Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığınca 25/11/2019 tarihli 2018/3881 soruşturma, 2019/1971 sayılı karar ile, şüpheliler …,… ve … hakkında “kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına” karar verildiği,sanık … müdafii tarafından 20/05/2020 tarihli dilekçe ile kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin karara itiraz edildiği, hakkında verilen mahkumiyet hükmü Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 24/01/2020 tarihli ve 2019/384 esas, 2020/58 sayılı kararı ile bozulan ve Mardin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/95 esas sayılı dosyasında yargılaması devam eden sanık …’ın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak için şüphelilerin ismini verdiği, ancak …’ın, hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen şüphelilerin fiilinden dolayı CMK’nın 173/1. maddesi uyarınca “suçtan zarar gören” sıfatının ve bu nedenle kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz hakkının bulunmadığı, hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen şüpheliler hakkında CMK’nın 172/2. maddesi uyarınca ilgili Cumhuriyet savcılığı tarafından yeni delil ortaya çıkması durumunda kamu davası açılmasının mümkün olduğu, anlaşıldığından; mercii Mardin 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 29/06/2020 tarihli ve 2020/1462 değişik iş sayılı itirazın reddine ilişkin kararı, açıklanan gerekçe ile kanuna uygun olup kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
D)Karar:
Açıklanan nedenlerle, Mardin 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 29/06/2020 tarihli ve 2020/1462 değişik iş sayılı itirazın reddine ilişkin kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,
23/06/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.