YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4527
KARAR NO : 2021/4225
KARAR TARİHİ : 24.05.2021
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Vakıf Yöneticilerinin Görevden Alınması
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.11.2017 tarihli ve 2017/112 Esas, 2017/260 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilmesine karar verilmiş olup, hükmün davalılarca ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava dilekçesinde, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan … Eğitim ve Kültür Vakfı yöneticilerinin azli istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılar vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince yapılan yargılama sonunda; istinaf başvurusunun reddine, Vakıflar Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca, azledilen davalılar hakkında hak yoksunluğuna da hükmedilmesi gereğinden bahisle, İlk Derece Mahkemesi kararının ekleme yapılmak suretiyle resen düzeltilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf istemiyle önüne gelen dosya ve karar bir bütün olarak değerlendirilerek, HMK’nin 353/(1)-b maddesinde yer alan “b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1) İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine,
2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, Kanun’un olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, 3) Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir” düzenlemesi uyarınca, davanın hangi kısmı ile ilgili olursa olsun, istinaf isteminin kısmen bile kabulüne karar verilecek olsa dahi, şayet yeniden hüküm kurulacak ise, İlk Derece Mahkemesi kararının tamamen kaldırılması ve tüm hükümlerin yeniden kurulması gerekir. Bölge Adliye Mahkemeleri, bir yandan hukuki denetim yapan mahkemeler iken diğer yandan vakıa incelemesi de yapan mahkemelerdir. İlk Derece Mahkemelerince yapılan vakıa incelemesi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yerinde bulunmadığı takdirde İlk Derece Mahkemesi kararı bütünüyle ortadan kaldırılmalı ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde yeniden bir hüküm kurulmalıdır. Aksi halde, aynı dosyada infazı kabil birden fazla kararın ortaya çıkması tehlikesine ve HMK’nin 297. ile 359. maddelerine aykırı olarak infazda tereddüte sebebiyet verilebilecektir.
Bu nedenle, yukarıda açıklandığı şekilde, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı hukuka uygun olmakla birlikte eksik hüküm kurulduğunun kabul edildiği durumda dahi, öncelikle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi halinde de yeniden tüm talepler bakımından hüküm kurulması gerekirken; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından usule ve yasal düzenlemelere aykırı şekilde, İlk Derece Mahkemesi kararının ekleme yapılmak suretiyle düzeltilmesi doğru olmamış, hükmün diğer yönleri incelenmeksizin bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle HMK’nin 371. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, karardan bir suretin de İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma nedenine göre davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 24.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.