Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2021/3703 E. 2021/8973 K. 17.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3703
KARAR NO : 2021/8973
KARAR TARİHİ : 17.05.2021

MAHKEMESİ : … 31. Hukuk Dairesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 01/09/2008-20/01/2015 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığını, 16.01.2012 tarihinde finansal bilgi teknolojileri direktörlüğüne vekaleten atamasının yapıldığını, davalı şirkette yürürlükte bulunan kariyer prosedürü gereğince 3 aylık vekalet süresi sonrasında asaleten atamasının yapılmış sayıldığını, bu durumun davalı işverence de kabul edildiğini, davacının 16.01.2012 tarihinden itibaren direktör olarak görev yaptığını, ancak 16.01.2012 tarihi ile iş sözleşmesinin sona erdiği 20.01.2015 tarihleri arasında yeni pozisyonunun gerektirdiği ücretin ödenmediğini, kariyer hareketleri prosedürünün 4.4.2 maddesi gereğince yeni pozisyonun gerektirdiği ücretin ödenmesi gerektiğini beyanla fark alacak talebinde bulunmuştur.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının fark ücret alacağının bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf başvurusu :
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz başvurusu :
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının fark ücret alacağı olup olmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacının davalı işyerinde 01/09/2008-20/01/2015 tarihleri arasında 6 yıl 4 ay 22 gün hizmetinin bulunduğu, 28/08/2008 tarihli iş sözleşmesinde 5.500,00 TL brüt ücretle Proje Yöneticisi olarak görevlendirildiği, 06/04/2010 tarihinde Gelir Güvencesi Müdürü olarak terfi aldığı, 23/01/2012 tarihinde Gelir Güvencesi ve DAS Direktörü görevine vekaleten getirildiği, akabinde 11.03.2013 tarihinde davacının Finansal Bilgi Teknoloji direktörlüğüne asaleten atamasının yapıldığı görülmüştür.
İş yerinde davacının asaleten atandığı tarih itibari ile yürürlükte bulunan “Kariyer hareketleri Prosedürü” başlıklı belgenin 4.4.2. maddesinde vekalet süresince çalışana yeni pozisyonunun hak ve menfaatlerinin verileceği, vekalet sürecinde yükseldiği iş kademesinin ücret bandı kapsamında ücret artışı söz konusu ise aradaki ücret farkının asaleten atandığında çalışana maaş farkı olarak ödeneceği belirtilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince davacının ücret bordroları incelendiğinde rutin altı aylık periyotta yapılan zam uygulaması dışında Direktör ünvanından kaynaklı ücret artışı bulunmadığı gerekçesi ile organizasyon şemasında aynı bölümde yer alan ve bağlı çalışan sayısı itibariyle davacıya emsal olabilecek Direktöre ait ücret bordroları göz önüne alınarak hesaplama yapan bilirkişi raporuna dayalı olarak karar veren İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davalı iş yerinde çalışan 4 adet direktör bulunduğu, direktörlerin Nisan 2014 maaşlarının incelenmesinde, …’ın 25.009,00 TL, …’ın 28.000,00 TL, davacıya emsal alınan … ‘in 25.740,00 TL, davacının ise 21.119,00 TL aylık ücret aldığı görülmüştür.
Davacının ücret bordrolarının incelenmesinde, davacının 11.03.2013 tarihi itibari ile direktör görevine asaleten atandığı Şubat 2013 tarihinde aylık ücreti 14.300,00 TL iken Mart 2013’te ücretinin 18.400,00 TL’ye çıkarıldığı yine Mart ayı bordrosu ile birlikte, maaş farkı da dahil olmak üzere davacıya 25.411,00 TL ücret ödendiği görülmüştür. Bu dönemde davacının aylık ücretine %28 zam yapıldığı, aynı dönemler yönünden emsal alınan direktör ücretine ise %8 oranında zam yapıldığı görülmüştür.
Yukarıda açıklanan bilgiler ışığında, davacının aylık ücretine asaleten atamasının yapıldığı Mart 2013 itibari ile rutin zam oranı dışında %28 oranında zam yapıldığı, aynı bordro ile maaş farkının da kendisine ödendiği, davalı işverenin iş yerinde çalışan tüm direktörlere aynı maaşı ödeme zorunluluğunun bulunmadığı, direktörlerin kıdeminin, çalışan sayısının, niteliğinin farklı olabileceği, bu hususun işverenin yönetim hakkı kapsamında kaldığı yine aynı yönde iş yerinde çalışan davacı da dahil dört direktörün Nisan 2014 tarihi itibari ile aylık ücretlerinin farklı olduğu, davacının direktörlüğe terfi ettirilmesinden sonra davacı ile davalı işveren arasında davacının diğer direktörlerle aynı ücreti alacağına dair bir sözleşme bulunmadığı göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ve bu karara karşı istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin ise kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 17/05/2021gününde oybirliği ile karar verildi.