Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/7648 E. 2021/5774 K. 22.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7648
KARAR NO : 2021/5774
KARAR TARİHİ : 22.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

A-Sanık hakkında “Özel Belgede Sahtecilik” suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik şikayetçi vekilinin temyiz nedenlerinin incelenmesinde;
Sahtecilik suçlarında suçtan zarar gören, suçun maddi unsurunun hedef aldığı kişi olup, sanığa yüklenen özel belgede sahtecilik suçundan doğrudan zarar görmeyen şikayetçi …’ın kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı gibi usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği anlaşılmakla; şikayetçi adına vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gerekli 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
B-Sanık hakkında “Özel Belgede Sahtecilik” suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin temyiz nedenlerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1-Sanığın babası olan İsmail Uysal’ın 11/05/2009 tarihinde Zonguldak İl Tarım Destekleme Şube Müdürlüğü’nden patpat (el traktörü) tarım aracı almak için %50 hibeli olarak başvuru yaptığı, babasının 06/07/2009 tarihinde vefat etmesinden sonra sanığın, babasının yerine sahte imza atarak söz konusu tarım aracını teslim aldığı ve bu suretle özel belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia olunduğu olayda; sanığın, babasının yaptığı başvuru işlemi sonucu onun vefatından sonra 07/07/2009 ile 09/08/2009 tarihleri arasında düzenlenen birden fazla belgeye onun yerine imza atması, bu belgeler arasında yer alan 07/07/2009 tarihli hibe sözleşmesinde Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı adına Zonguldak Tarım İl Müdürlüğü’nün taraf olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın eylemlerinin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması,
2-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2008 tarihli ve 346-25 sayılı kararında vurgulandığı üzere, kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibarıyla karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun, davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir hüküm niteliğinde olmadığı gözetilmeden, suç tarihi itibarıyla adli sicil kaydında engel sabıkası bulunmayan alt sınırdan ceza tayin edilen, takdiri indirim uygulanarak bir daha suç işlemeyeceği kanaati ile cezası ertelenen sanık hakkında; hükmün gerekçesinde “daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği ve yüklenen suçu denetim süresi içerisinde işlediği” ve somut olayda doğrudan zarar görmeyen ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunmayan şikayetçinin “zararın giderilmemiş olması” şeklindeki, hüküm fıkrasında ise “daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği ve yüklenen suçu denetim süresi içerisinde istediği” şeklindeki yasal olmayan ve yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 53/4. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
4-”Hükümlünün deneme süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hakimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin” şeklinde olan 5237 sayılı TCK’nin 51/7. maddesinin kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm fıkralarına “….denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmemesi halinde verilen cezanın kısmen veya tamamen çektirileceğinin sanığa ihtarına” şeklinde hatalı yazılması,
5-Karar başlığında suç tarihlerinin eksik gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 22/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.