YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5168
KARAR NO : 2021/4422
KARAR TARİHİ : 26.05.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12.06.2019 tarih ve 2019/121-2019/534 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 24.05.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile aralarındaki ticari ilişki nedeniyle iki adet faturadan kaynaklı alacağın tahsili istemiyle icra takibi başlatıldığını, davalının başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itrazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıdan icra takibine konu olmayan ilk fatura ile alınan malların bedelinin ödendiğini, ancak alınan hurda plastiğin istenilen özellikte olmadığının öğrenilmesi üzerine davacıya 18.01.2011 tarihinde ihtarname gönderildiğini, teslim alınan malların ayıplı olmasından dolayı fatura bedelinden sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmayıp hurda-plastikteki ayıbın esasen alıcının bildiği varsayılan bir ayıp olduğu, TBK’nın 222. maddesi gereğince, sözleşmenin kurulduğu esnada alıcı tarafından bilinen ayıplarda satıcının sorumlu olmayacağı bu sebeple ürün bedelini ödemekten kaçınamayacağı, davacının ürün teslimi konusunda ihtilaflı olmayan 4 adet fatura bedeli toplamı 43.126,50 TL alacaklı olduğu ve asıl alacağın likit bir alacak olması gerekçesiyle davanın kabulü ile dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan İİK’nu uyarınca davacı lehine asıl alacak üzerinden %40 inkar tazminatına karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2.545,48 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 26.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.