Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3907 E. 2021/4123 K. 27.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3907
KARAR NO : 2021/4123
KARAR TARİHİ : 27.04.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 25/06/2019 tarih ve 2019/25-2019/618 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının davacı aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yaptığını, takibe dayanak bonodaki keşideci imzasının davacının yetkili temsilcisine ait olmadığını ileri sürerek, davacının borçlu olmadığının tespitini, kötü niyet tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu imzanın davacının vekalet verdiği…’ya ait olduğunu savunarak, davanın reddini ve inkar tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacı şirket yetkilisi … tarafından verilen 11.05.2011 tarihli vekaletname içeriğindeki yetkiler değerlendirildiğinde verilen yetkilerin sınırlı olduğu, şirket yönetimine ilişkin geniş yetkiler içermediği, …’nın işletmenin bazı işlerini yürütmek için yetkilendirildiği, bu nedenle TBK 547. maddesinde belirtilen ticari temsilci olarak kabul edilemeyeceğinden…’nın davacı şirket adına kambiyo senedi yoluyla borçlanma yetkisi bulunduğundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile Konya 12. İcra Dairesi’nin 2014/4230 sayılı icra takibine konu 28/02/2014 keşide tarihli, 10/03/2014 vade tarihli, 45.350,00 TL bedelli bono sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, davalı tarafın davacının borçlu olmadığını bildiği halde ödeme baskısına sebep olarak davacının aleyhine kötüniyetle hareket ettiği kanaatiyle davaya konu takibe ilişkin 45.350,00 TL asıl alacağın %20’si oranında tayin ve hesaplanan 9.070,00 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.322,85 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 27/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.