YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/13602
KARAR NO : 2020/7032
KARAR TARİHİ : 09.11.2020
Mahkeme : İZMİR 33. Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
23.10.2014 tarihli eylemle ilgili olarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 03.09.2015 tarih, 2015/28007 esas ve yine 12.08.2015 tarihli eylemle ilgili olarak 10.09.2015 tarih, 2015/28741 esas sayılı iddianameleri ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan TCK’nın 191. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılan sanık hakkında birleşen dosyalara ilişkin yapılan yargılama sonunda; İzmir 33. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 18.02.2016 tarih, 2015/655 esas ve 2016/77 karar sayılı ilamı ile TCK’nın 191 ve 43. maddeleri gereğince sanığın neticeten 3 yıl 9 ay hapis cezasıyla cezalandırıldığı, kararın sanık müdafii tarafından temyizi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın onama talep eden 15.04.2016 tarihli tebliğnamesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesi’nin 16.09.2019 tarih, 2016/1630 esas ve 2019/4538 karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiği, ancak İzmir 33. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 26.11.2019 tarih, 2019/696 esas ve 2019/991 sayılı kararı ile Dairemizin bozma kararına direnildiği anlaşılmıştır.
Direnme kararı üzerine verilen hükmün Dairemizce incelenmesinde zorunluluk bulunması, direnme sonrası mahkemenin gerekçesinin bozma kararına aykırı olduğu anlaşılmakla;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 307. maddesinin, 6763 sayılı Kanun’un 36 maddesi ile eklenen 3. fıkrası gereğince yapılan incelemede;
Direnme kararı yerinde görülmediğinden, dosyanın direnme kararı konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderilmesine, 09.11.2020 tarihinde sayın Dr. …’in karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verildi.
(K.O.)
KARŞI OY
23.10.2014 tarihinde “Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak” suçunu işleyen sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına karar verildiği, sanığa tebliğ edilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uygun davranılmamasının
sonuçlarının ihtar edildiği, Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğünce 13.01.2015 tarihinde tebliğ edilen bilgilendirme formunda da sanığın uyması gereken yükümlülükler ile sonuçları konusunda detaylı bilgilendirme yapıldığı, buna rağmen sanığın 13.05.2015 tarihli vaka sorumlusu randevusuna gelmediği, sonrasında 27.05.2015 tarihli uyarı kararı sanığa tebliğ edildiği halde sanığın 15.06.2015 tarihli vaka sorumlusu randevusuna da gelmediği, sanığın belirtilen şekilde tekraren uyarılmasına rağmen geçerli bir mazeret bildirmeksizin randevulara gelmemek suretiyle “kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiği”, bu şekilde yükümlülüklerin ihlali gerçekleştikten sonra sanığın kamu davası açılmadan önce 12.08.2015 tarihinde tekrar kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmasının da zincirleme suç teşkil ettiği anlaşılmış olup, belirtilen gerekçelerle İzmir 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarih ve 2019/696 E – 991 K. sayılı direnme kararının usul ve yasaya uygun olması nedeniyle onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan, direnme kararı konusunda karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderilmesi gerektiğine dair sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyorum. 09.11.2020