YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14718
KARAR NO : 2012/4627
KARAR TARİHİ : 13.03.2012
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, davalılar murisi adına yersiz ödendiği iddia olunan emekli aylıklarının ödenmeyen faizi ve vergi iadeleri sebebiyle oluşan Kurum zararının tahsili istemine ilişkin olup, dava dilekçesinde toplam 700 TL’nin tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen (450 TL hakkında) konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kısmen (240,11 TL) davalılardan … yönünden kabulüne, diğer davalılar yönlerinden reddine karar verilmiş; 24.6.2010 günlü karar davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmiştir.
21.07.2004 gün ve … sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarih ve 5219 sayılı “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ve ayrıca 5236 sayılı Kanun; katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2010 yılı için (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesinde yer alan, 1086 sayılı Yasanın temyize ilişkin hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine ilişkin düzenleme uyarınca) 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427.maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 1.430 TL olarak değiştirmiştir.
Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz (kesinlik) sınırının tespitinde alacağın tamamı gözetilmesi; tamamı dava edilen bir alacağın kısmen kabulünde ise temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas alınması (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesinde yer alan, 1086 sayılı Yasanın temyize ilişkin hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine ilişkin düzenleme uyarınca) HUMK’nun 427. maddesi hükmü gereğidir.
Somut olayda yerel mahkemece davalılar …, …, … yönlerinden reddedilen alacak miktarı 700 TL, davalı … yönünden ise 9,89 TL olup, yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğundan, anılan karara karşı temyiz yoluna baş vurulması reddedilen miktar itibariyle mümkün değildir.
Hal böyle olunca, davacı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle kesinliği nedeniyle reddi gerekir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenle davacı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, 13.3.2012 gününde oybirliği ile karar verildi .