YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3051
KARAR NO : 2020/17366
KARAR TARİHİ : 26.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanığın eylemi neticesinde müştekide meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevli Adli Tıp Uzmanı tarafından tanzim edilen 28.05.2015 tarihli raporda, “Sırtında ve her iki omuzda yaygın, her iki kolda sıyrık tarzı kontüzyon alanları” bulunduğunun belirtildiği, tariflenen yaralanmaların niteliğinin ise “basit tıbbi müdahale ie giderilemez” olarak ifade edilmesi ile söz konusu rapor içeriğinin çelişkili olduğu gözetilerek, müştekiye ait tüm tedavi evrakları, varsa film ve grafileri ile tüm adli muayene raporların en yakın Adli Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğüne gönderilmesiyle 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerindeki tüm unsurları kapsayacak şekilde nihai rapor temini ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile çelişkili rapora istinaden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi,
2) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesine ait 18/10/2010 tarihli, 2010/210 Esas ve 448 Karar sayılı ilamına konu suçun 5607 sayılı Kanun’un 3/5. maddesi kapsamında kalmakla, 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 1. fıkrasında yer alan “Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödedikleri takdirde Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeden faydalanabilir.” düzenlemesi gereği, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının tespiti ile güncel adli sicil kaydına göre tekerrüre esas başkaca ilamı bulunan sanık hakkında hangi ilamın tekerrüre esas alınacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 26/11/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.