Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3056 E. 2021/4427 K. 26.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3056
KARAR NO : 2021/4427
KARAR TARİHİ : 26.05.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.11.2017 tarih ve 2017/296 E. – 2017/1057 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 20.06.2019 tarih ve 2018/1582 E. – 2019/1322 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin keşide ettiği ve davacının hamil olduğu bonoların vadelerinde ödenmediğini,bono ödemelerinin sonradan protokole bağlandığını ancak protokolde belirlenen tarihlerde ödenmeyen bonolardan dolayı icra takibi başlatıldığını, başlatılan ilamsız icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu bonoların zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında temel borç ilişkisi olmadığından zamanaşımına uğramış bonoların yazılı delil başlangıcı da kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davacının 8 adet senetten kaynaklanan alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlattığı, poliçedeki zamanaşımına ilişkin TTK’nun 661. ve 663.maddelerinin bonolar hakkında da geçerli olduğu, buna göre bonolar hakkında vadeden itibaren 3 yıllık zamanaşımı süresinin bulunduğu, icra takip tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu, davacının, davalıya karşı bu bonolardan dolayı ancak sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan davayı açma hakkına sahip olduğu ancak davacının iddiasının buna dayanmadığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, dava ve takip konusu bonolarda davalının keşideci, dava dışı …ın lehtar, davacının ise hamil olduğu, zamanaşımına uğramış bonolar yönünden Kambiyo Hukukuna dayalı haklar yitirilir ise de, taraflar arasında temel ilişki bulunması halinde bonoların yazılı delil başlangıcı niteliğinde olacağı, taraflar arasında temel ilişki bulunmaması halinde ise keşidecinin dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nun 732. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlaması gerektiği, takibe konu bonolar da davacı hamil ve davalı keşideci olduğundan aralarında temel ilişki bulunmadığı, dava konusu bonoların vade tarihleri dikkate alındığında, en son vade tarihli olan bononun 30.09.2014 tarihinde 3 yıllık zamanaşımı dolduğu, 6102 sayılı TTK’nun 732.maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmeye dayalı açılan takip ve davaların zamanaşımı süresinin bononun zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren 1 yıl olduğu, itirazın iptaline konu icra takibi 04.04.2016 tarihinde başlatıldığından, TTK’nun 732. maddesindeki 1 yıllık zamanaşımı süresininde dolduğu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin yerinde olduğu,
Davacı vekilinin bonoların konu edildiği taraflar arasında ki protokolde temel ilişkinin varlığının ikrar edildiğini ve alacağın senetten bağımsız bir protokole dayandığı iddiasının ise; İİK’nun 67. maddesi uyarınca açılmış itirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı davalar olup, davacı takip dayanağını bonolar olarak gösterdiği, atıf yaptığı protokole takipte dayanılmadığından davacının protokole dayalı alacağının bu davanın konusu olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 26.05.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.