Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/4045 E. 2021/3817 K. 19.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4045
KARAR NO : 2021/3817
KARAR TARİHİ : 19.04.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20.11.2019 tarih ve 2019/339-2019/631 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından Kocaeli 1. İcra Müdürlüğünün 2011/3143 esas sayılı icra dosyası üzerinden davacı aleyhine icra takibi yapıldığını, takibin dayanağı olarak dava dışı Anset İnş. Taah. Oto Tur. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından kullanılan banka kredisinin ödenmemesi sonucunda davalı tarafından kefil sıfatıyla yapılan ödenmenin davacıdan rücu edilmesi olarak gösterildiğini, davacının 27.06.2009 tarihinde hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığını, ayrıldıktan sonra şirket ortaklarının bankalardan yeni krediler çektiklerini ve ödeme yapılmayınca eski şirket müdürü olan davacı aleyhine takip yapıldığını, davacının söz konusu kredi sözleşmelerinde kefaletinin bulunmadığını ileri sürerek, davacıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kredi sözleşmesine kefil olduğunu, davalının taşınmazının da dava dışı kredi borçlusu şirketin borcu için ipotek edildiğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine bankanın davalı aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığını, davalının dosya borcunu kapattığını bu nedenle davacının sorumlu olduğu miktarın tahsili için takip yapıldığını belirterek, davanın reddini ve davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davalının, dava dışı banka ile davacının müteselsil kefil olarak imzaladığı kredi sözleşmesinin teminatı olarak maliki olduğu taşınmaz üzerinde banka lehine ipotek tesis ettirdiği, ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle yapılan icra takibi sebebiyle yaptığı ödemeleri davacı kefilden icraen tahsilinin istediği, kefil sıfatıyla yapılan bir ödeme bulunmadığından davalının, davacı kefile rücu edebileceği bir alacağından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.613,81 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 19.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi