Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/306 E. 2021/5791 K. 22.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/306
KARAR NO : 2021/5791
KARAR TARİHİ : 22.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, İftira
HÜKÜM : Mahkumiyet

A-Sanık hakkında …’a karşı işlediği “iftira” suçundan ve “Resmi Belgede Sahtecilik” suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanığın temyiz nedenlerinin incelenmesinde;
Mahkemenin 05/07/2013 günlü celsedeki suça konu belgeye ilişkin gözlemi ile dosyada mevcut uzmanlık raporlarında aldatma niteliğini haiz olduğu belirtilen suça konu nüfus cüzdanı aslı üzerinde heyet olarak yapılan incelemede de, fotoğraf üzerinde soğuk mühür izinin bulunduğu ve ay yıldıza doğru devam ettiği, suça konu belgenin bu haliyle aldatma niteliğinin bulunduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanığın gözaltında geçirdiği sürenin TCK’nin 63. maddesi gereğince infaz aşamasında cezasından mahsup edilmesi ve 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, fiillerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suçların vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı, incelenen dosyaya göre kurulan hükümlerde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin ONANMASINA,
B-Sanık hakkında …’e karşı işlediği “iftira” suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz nedenlerinin incelenmesinde;
Sanık hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 04/12/2012 tarihli ve 2012/64608 Esas sayılı iddianamesi ile … adına düzenlenen sahte nüfus cüzdanını kullanma eyleminden açılan ve temyiz incelemesinde onanmasına karar verilen hükme konu eylem ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18/11/2013 tarih ve 2013/58245 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan ve temyize konu dava dosyası ile birleştirilen dava konusu eylemin mükerrer olduğu ve mahkemenin ikinci iddianame ile açılan resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin herhangi bir karar vermediği anlaşılmakla, mükerrer olan bu dava ile ilgili mahallinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
1-TCK’nin 268. maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşması için; failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması, TCK’nin 267/1. maddesinde tanımlanan “iftira” suçunun oluşması için ise, yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunmak suretiyle işlemediğini bildiği halde hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat etmesi gerekir. Somut olayda ise; hakkında yakalama kararı bulunmayan ve kolluk görevlilerinin yaptığı kontrollerde durdurulan sanığın, önce isminin … olduğunu söylediği, kendisinden kimlik istenilmesi üzerine mağdur … adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını verdiği, 29/08/2009 tarihli olay tutanağı da dahil olmak üzere tüm soruşturma belgelerinin müşteki …’ın kimlik bilgilerine göre düzenlendiği ve soruşturma işlemlerinin de yine …’ın kimlik bilgilerine göre yapıldığı anlaşılmakla; sanığın mağdur …’in kimlik bilgilerini kullanarak kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemediği gibi kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullandığı gerçek kişiyi işlemediği bir suçun faili olarakda göstermediğinden; 5237 sayılı TCK’nin 268. maddesinde düzenlenen suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
2-Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.