Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2021/592 E. 2021/4657 K. 23.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/592
KARAR NO : 2021/4657
KARAR TARİHİ : 23.02.2021

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde servis şoförü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı sebeple feshedildiğini, davacının 1997 yılından itibaren 2017 yılının 5. ayına kadar 04.00-20.00 saatleri arasında çalıştığını, 2017 yılının Mayıs ayında emekli olmasına rağmen aynı şartlarda çalışmaya devam ettiğini, dini bayramlarda 2 gün çalışmasına rağmen ücretini alamadığını, milli bayramların tamamında çalıştığını, yıllık izin kullanmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının şirket ortaklarından birinin oğlu olduğunu, şirkette işçi konumunda çalışmasının olmadığını, davacının şirket sahibinin oğlu olması sebebiyle işyerinde işveren olarak görev yaptığını, kıdem ve ihbar tazminatı isteminin yersiz olduğunu, şirkette yönetici ve yetkili kişi konumunda olan davacının fazla çalışma iddiasının dinlenemeyeceğini, davacının iş yerindeki konumu gereği çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğini, belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, istinaf dilekçesinde bildirilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir
Temyiz:
Karar yasal süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesiyle yapılan inceleme sonucunda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı temyizi yönünden aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan yönleri usul ve kanuna uygun görülmüştür.
2- Somut olayda, mahkemece 13/02/2019 tarihli bilirkişi 2. ek raporunun İş Hukuku ilkelerine uygun, ayrıntılı, gerekçeli ve denetlemeye elverişli olduğu, bu bakımdan hükme esas alındığı, raporda hesaplanan alacaklardan takdiren %40 indirim yapıldığı açıklanmıştır. Ne var ki, anılan raporda belirlenen hafta tatili ücreti brüt 13.912,29 TL, fazla çalışma ücreti ise brüt 49.081,93 TL olup, bu miktarlar üzerinden %40 indirim yapıldığı takdirde, hükümde açıklanan rakamlardan daha farklı bir sonuca ulaşılmaktadır. Gerekçenin müphem ve çelişkili olması yerinde olmadığı gibi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulması da hatalıdır. Mahkemece hangi bilirkişi raporuna itibar edildiği açıklandıktan sonra, bu raporda hesaplanan miktar üzerinden yapılan indirim oranı da belirtilerek denetime elverişli biçimde hüküm kurulmalıdır.
3-Mahkemece davacının günlük çalışma süresinin 04.30-17.30 saatleri arasındaki süre olduğu kabul edilerek, bu çalışma düzenine göre hesaplanan fazla çalışma ücreti hüküm altına alınmıştır. Yargılama sırasında dinlenen tanıkların anlatımı dikkate alındığında, davacının işe başlama saatinin 05.00 olarak kabulü dosya kapsamına uygun düşecektir. Davacının davalıya ait işyerinde 05.00-17.30 saatleri arasında çalıştığı kabul edilmeli, buna göre hesaplanacak fazla çalışma ücreti hüküm altına alınmalıdır. Mahkemece yazılı gerekçe ile hüküm kurulması hatalı olup kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
4-Davacı asil, yargılama sırasında “…Son bir yıla kadar haftanın 7 günü sabah 04.30-05:00 akşam 17:00-17:30-18:00 saatleri arasında çalışırdım. Son bir yılda sabah 07:30-08.00 öğlen 11.30-12.00 saatleri arasında çalıştım. Dini bayramlarda nöbet olmadığı zaman çalışmazdık. Nöbet olduğu zaman da nöbet günü çalışırdık. Ancak nöbet bayramın ikinci gününe denk geldiği zaman fırın soğumasın diye sonrasında kapatmıyorlardı, çalışmaya devam ediyorlardı. Dini bayramlarda nöbet bir sene de ya da iki sene de bir gelir. Ayda bir gün üç şoför olarak birbirimizi idare ederdik. Bir gün izin kullanırdık….” şeklinde beyanda bulunmuş olup, davacının bu beyanına göre son bir yılda fazla çalışma yapmadığının kabulü yerindedir. Ancak davacı beyanında açıkça “Ayda bir gün üç şoför olarak birbirimizi idare ederdik. Bir gün izin kullanırdık” dediğine göre, davacının tüm çalışma süresi boyunca ayda bir gün hafta tatili izni kullandığının kabulü gerekir.
5-Ulusal bayram ve genel tatil günleri yönünden ise, mahkemece davacının dini bayramlarda iki gün çalışmadığı, diğer günlerde çalıştığı kabul edilmiştir. Ancak davacının “Dini bayramlarda nöbet olmadığı zaman çalışmazdık. Nöbet olduğu zaman da nöbet günü çalışırdık… Dini bayramlarda nöbet bir sene de ya da iki sene de bir gelir.” şeklindeki beyanı dikkate alındığında, çalışılan ulusal bayram ve genel tatil günlerinin belirlenmesinde talep aşımı yapıldığı açıktır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26. maddesine göre hakim talepten fazlasına karar veremez. Davacı asilin dini bayram günlerine yönelik anlatımı karşısında, talepten fazlasına hükmedilemeyeceğinin gözden kaçırılması hatalı olmuştur.
Mahkemece belirtilen bu yönler gözetilmeden hesaplanan fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınması hatalı olup, kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 23.02.2021 gününde oybirliği ile karar verildi.