Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2019/948 E. 2021/196 K. 19.01.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/948
KARAR NO : 2021/196
KARAR TARİHİ : 19.01.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Rüşvet alma ve rüşvet verme, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanıklar …, …, …, …, … ve …’in rüşvet verme,sanık …’nın rüşvete aracılık etme suçlarından beraatlerine, sanık …’in …, …, …, …, … ve …’a yönelik rüşvet alma suçuna ilişkin eylemlerinin yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçunu oluşturduğu kabulüyle kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı düşürülmesine, memurun resmi belgede sahteciliği suçundan ise mahkumiyetine

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, bu nedenle bu suçtan kurulan hükmü temyiz etme hakkı bulunmayan Hazinenin vekili aracılığı ile vekalet ücretine hasren yapmış olduğu temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi hükmü uyarınca REDDİNE, incelemenin katılan … vekilinin rüşvet suçundan açılan kamu davalarında verilen beraat ve düşürülme hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 05/08/2004 ve öncesi yerine 2001 yılı, 21/07/2003, 14/05/2004, 05/08/2004, 21/06/2004, 13/03/2007 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Sanıklara isnat edilen eylemlerin sübutu halinde suç tarihlerine göre; sanık … yönünden 765 sayılı TCK’nın 212/2. maddesinde düzenlenen rüşvet alma, diğer sanıklar bakımından ise 765 sayılı TCK’nın 213/1. maddesinde düzenlenen rüşvet verme suçlarını oluşturacağı, tüm sanıklar açısından bahse konu suçların kanunda öngörülen cezalarının üst sınırı itibarıyla suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK’nın 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 10 yıllık asli ve 15 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, son suç tarihi olan 05/08/2004 ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin dolduğu, diğer taraftan sanık … hakkında rüşvet alma suçundan açılan kamu davalarında eylemlerinin yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçunu oluşturacağından bahisle suç ve hüküm tarihleri arasında 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen ilaveli dava zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle davaların ayrı ayrı düşürülmesine karar verilmiş ise de; sanığın eylemlerinin sübutu halinde zincirleme biçimde rüşvet alma suçunu oluşturacağı gözetildiğinde hüküm tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin dolmadığı ve yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde kararlar verilmesi, kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükümlerin BOZULMASINA, ancak suç ve inceleme tarihleri arasında tüm sanıklar hakkında atılı tüm suçlar yönünden ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği nazara alındığında ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 19/01/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.