YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6843
KARAR NO : 2021/4597
KARAR TARİHİ : 31.05.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 13/11/2019 tarih ve 2018/1189-2019/1277 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı bankanın dava dışı borçlu firmaya kredi kullandırıldığını, davalının kredi sözleşmesine borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imza attığını, borçlu firma ve müşterek borçlu kefil olan davalının borçları vadesinde ödemeyerek temerrüde düştüğünü, kredi borcunun tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazının iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kefalet sözleşmesinde kefalet tarihinin yer almadığını, davalının tüm belgelerde imzasının bulunmadığını, sözleşmenin genel işlem şartlarına aykırı olduğunu belirterek, davanın reddini ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki kefalet sözleşmesinde, kefalet tarihinin yer almadığı, bu durumda kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu, HMK’nın 331/1. maddesi gereğince, davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin belirleneceğinin hüküm altına alındığı, dolayısıyla davacının eldeki davayı açmakta haksız olduğundan davacı aleyhine yargılama giderleri ve ücreti vekalet takdir edildiği, ancak, ön inceleme duruşması yapılmadan davacı vekili davanın konusu kalmadığını beyan ettiğinden AAÜT 6. maddesine göre davalı lehine ½ oranında nisbi vekalet ücreti takdir edildiği gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı ve katılma yoluyla davalı’dan ayrı ayrı alınmasına, 31/05/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.