Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2012/16041 E. 2012/23535 K. 22.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16041
KARAR NO : 2012/23535
KARAR TARİHİ : 22.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki terditli olarak açılan kamulaştırmasız el atılan taşınmazlara müdahalenin önlenmesi veya bedellerinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacılar vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, terditli olarak açılan kamulaştırmasız el atılan taşınmazlara müdahalenin önlenmesi veya bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz mal arsa niteliğindedir. Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesi uyarınca, arsalara değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan satışlara göre değer biçilmesi gerekir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, emsal karşılaştırması yapılmadan soyut ifadelerle değer biçildiğinden, bu rapora göre hüküm kurulması mümkün değildir.
Bu durumda;
1) Taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsallerin satış akit tabloları ile birlikte Tapu Sicil Müdürlüğünden celbinden,
2) Dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulmasından,
3) Dava konusu taşınmazın imar planındaki konumu, emsal taşınmazlar ile olan mesafesini de gösterir kroki temin edildikten,
4) Dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri de Belediye Emlak Dairesinden getirtildikten,
Sonra emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi için Kamulaştırma Kanununun 15. maddesi uyarınca yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak, alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 22.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.