YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3934
KARAR NO : 2021/4478
KARAR TARİHİ : 27.05.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Mersin 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05.03.2019 tarih ve 2016/319- 2019/71 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 24.05.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı asil … ve davacılar vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Dr. … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacılardan …’in davalı yanında uzun süre çalıştığını, aralarında işçi-işveren ilişkisi bulunduğunu, davalının davacı …’le yapılan işlerden dolayı zarar ettiğini ileri sürerek davacıdan para istediğini, davacı …’ün de bunu kabul etmeyince işten ayrıldığını, davacının davalıya istediği parayı vermemesi üzerine davalının diğer davacı …’i damadının borcunun bulunduğundan bahisle tehditlere başladığını, takibe konan senedin keşide gününden 1 gün önce davalının davacı …’in evine gelerek silah tehdidi ile her iki davacıya da bono imzalattığını, bu hususla ilgili olarak Mersin C. Savcılığı’na şikayette bulunduklarını, davacıların davalıya hiçbir borçlarının bulunmadığını, takibe konan senedin zorla imzalattırılmış bir senet olduğunu iddia ederek davacıların Mersin 4. İcra Müdürlüğü’nün 2015/1994 esas sayılı dosyasında takibe konan senetten dolayı borçlarının bulunmadığının tespitine, davacılar lehine % 20 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacılardan …’in bir süre davalıya ait işyerinde sigortalı olarak çalıştığını ve akabinde de kendisine ait işyeri açtığını, davalıdan uzun süre mal alımı yaptığını, bu mal alım satım sözleşmesine istinaden dava konusu senedin tanzim edildiğini, dava dilekçesinde iddia edildiği gibi davacılara yönelik herhangi bir tehdit ve silah zoruyla korkutma durumunun olmadığını, davalının eskiden işyerinde çalışmış olan davacı şahsa iyiniyetli bir şekilde destek olmak amacıyla yardım ettiğini ve tarafların mal alım satım sözleşmesi yaptıklarını, davacının senet karşılığı bedeli davalıya ödemediğini ve kendisine karşı da icra takibi başlatıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı tarafın silah tehdidi altında bononun imzalandığını belirterek menfi tespit talebinde bulunduğu, savcılık tarafından verilen takipsizlik kararında şüphelilerin silah zoruyla müştekileri tehdit ederek senet imzalattıklarına dair yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, davacıların iddia edilen silahla tehdit olayından 2 yıl sonra şikayetçi oldukları, ayrıca takip dosyasının kesinleştiği, dosya kapsamı, mevcut delil durumu itibarıyla davacı tarafın menfi tespit davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 27.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.