YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/7050
KARAR NO : 2020/18156
KARAR TARİHİ : 08.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II) Nakil aracının iadesine yönelik hükmün temyiz incelemesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
III) Sanıkların mahkumiyete yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 Sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasa ile 6455, 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasa’nın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5. madde ve fıkrası uyarınca temel cezanın belirlenmesinden sonra 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması ve yine aynı Yasa’nın 3/22. ile 5/2. maddelerinin de uygulama şartlarının oluşup oluşmadığının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
Dairemizin 03.06.2015 tarihli 2014/26188 Esas, 2015/16154 Karar ve 2014/25062 Esas, 2015/16140 Karar sayılı ilamları ile Doğubayazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/109 Esas, 2013/2 Karar ve yine aynı Mahkemenin 2012/106 Esas, 2012/1007 Karar sayılı dosyalarının TCK’nun 43/1. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi bakımından birleştirilerek sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinden bahisle bozma kararı verildiği cihetle; sanıkların her iki eylem için ayrı ayrı cezalandırılması yerine, aynı suç işleme kararıyla hukuki kesinti gerçekleşmeden yeniden suç işleyen sanıklar hakkında TCK’nun 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının sanıkların lehine olduğu gözetilmeksizin, 4733 sayılı Yasanın 8/4, TCK’nun 43/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis ve 125 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildikten sonra, ”mahkememizin 2012/106 esas 2012/1007 karar sayılı kararı ve 2012/109 Esas, 2013/2 Karar sayılı kararı ile açılan kamu davasının yargılaması sonucunda verilen kararın sanıklar tarafından temyiz edildiği, temyiz sonrası sanıklar hakkında yeniden verilecek hükmün 1412 sayılı CMUK’nun 326/4. maddesi uyarınca önceki hükümle tayin edilen cezadan daha ağır olamayacağı” şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle 1 yıl 8 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 08.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.