YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2179
KARAR NO : 2021/4043
KARAR TARİHİ : 01.07.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, … plakalı aracın müvekkili nezdinde genişletilmiş birleşik kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalıya ait 63 YH 583 plakalı aracın kusurlu olarak müvekkiline ait sigortalı araca çarpması sonucu yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, belirlenen 26.763,48 TL’lik hasar tazminat bedelinin 15/11/2013 tarihinde ödendiğini, ödenen bu zarardan davalının kusur oranına tekabül eden 20.080,00 TL’nin 15/11/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulü ile 5.020,00 TL’nin davalıdan alınarak davacı şirkete ödenmesine, bu miktara dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2016/6358 Esas, 2018/9366 Karar sayılı ve 22/10/2018 tarihli ilamında “…dosyada mevcut kusur raporlarının çelişkili olması nedeni ile ATK İhtisas Dairesinden açıklamalı, gerekçeli ve denetime elverişli yeniden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi ve kabule göre de; davacı vekili davayı açarken 26.763,48 TL’lik hasar tazminat bedelinin 15/11/2013 tarihinde dava dışı sigortalısına ödendiğini, ödenen bu zarardan da davalının %75 kusur oranına tekabül eden 20.080,00 TL’lik tazminatın 15/11/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ettiğine göre; mahkemece bu miktar üzerinden yeniden kusur indirimi yapılmasının doğru görülmediği ve davacı vekilinin sigortalısına ödediği hasar bedelinin rücusunu talep etmişken bilirkişi tarafından talep edilmeyen ve kasko poliçesinde özel bir kloz bulunmayan değer kaybı ve kazanç kaybının belirlenmesinin de isabetli olmadığı…” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sırasında alınan İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporu ve hesap bilirkişisi raporlarına göre davacının davasının kısmen kabulüne, 18.741,43 TL’nin ödeme
tarihi olan 15.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı vekilinin yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 960,95 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 01/07/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.