Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2020/317 E. 2021/10828 K. 17.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/317
KARAR NO : 2021/10828
KARAR TARİHİ : 17.06.2021

(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)

Birden fazla kişi ile tehdit ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/02/2016 tarihli ve 2016/80 değişik iş sayılı içtima kararı ile 3 yıl 6 ay 15 gün hapis cezasına hükümlü …’nin, bu cezasının infazı sırasında, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 105/A maddesi gereğince 28/06/2017 tarihinden itibaren koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilmesine dair Nazilli İnfaz Hâkimliğinin 28/06/2017 tarihli ve 2017/777 esas, 2017/782 sayılı kararını müteakip, Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığınca 5275 sayılı Kanunun geçici 3/2. maddesi gereğince infazının durdurulması talebinin kabulü ile, bu kez hükümlünün kalan cezasını açık ceza infaz kurumunda geçirmesine ilişkin Nazilli İnfaz Hâkimliğinin 16/08/2017 tarihli ve 2017/1020 esas, 2017/1008 sayılı kararına itirazın reddine dair Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin 02/10/2017 tarihli ve 2017/1038 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, hükümlünün içtimalı 3 yıl 6 ay 15 gün hapis cezasının infazı sırasında Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 23/06/2017 müddetnamede şartla tahliye tarihinin 19/06/2018 olarak belirlendiği, 5275 sayılı Kanunun 105/A maddesinin 2. fıkrasının “Açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartları oluşmasına karşın, iradesi dışındaki bir nedenle açık ceza infaz kurumuna ayrılamayan veya bu nedenle kapalı ceza infaz kurumuna geri gönderilen iyi hâlli hükümlüler, açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartlarının oluşmasından itibaren en az altı aylık sürenin geçmiş olması durumunda, diğer şartları da taşımaları hâlinde, birinci fıkrada düzenlenen infaz usulünden yararlanabilirler.” şeklindeki hükmüne göre, hükümlünün denetimli serbestlikten yararlanabilmesi için açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartlarının oluşmasından itibaren en az 6 aylık sürenin geçmesi şartı getirilmiş olmakla birlikte, bu şartın, anılan Kanuna 6411 sayılı Kanunla eklenen ve yukarıda zikredilen geçici 4. madde hükmüne göre 31/12/2020 tarihine kadar uygulanmamasının öngörülmüş olması karşısında, itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 27.03.2018 gün ve 94660652-105-09-157-2018-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;

TÜRK MİLLETİ ADINA

Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin 02.10.2017 tarihli ve 2017/1038 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17/06/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.