Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2019/3094 E. 2021/11202 K. 25.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3094
KARAR NO : 2021/11202
KARAR TARİHİ : 25.06.2021

(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)

Silahla yağma, hırsızlık ve muhtelif suçlardan … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/08/2016 tarihli ve 2016/859 değişik iş sayılı içtima kararı ile 32 yıl 38 ay 15 gün hapis cezasına hükümlü … hakkında, … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 05/02/2019 tarihli müddetnameye hükümlü müdafii tarafından yapılan itirazın, hükümlünün akıl hastalığı nedeniyle cezai sorumluluğu bulunmadığı ve ilk firar eylemi nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle kabulüne dair … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/04/2019 tarihli ve 2006/199 esas, 2007/351 karar sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin … 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/04/2019 tarihli ve 2019/322 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Hükümlünün … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/08/2016 tarihli ve 2016/859 değişik iş sayılı kararı ile içtima edilen 32 yıl 38 ay 15 gün hapis cezasının infazı sırasında, hükümlünün ceza infaz kurumundan 27/09/2018 tarihinde firar etmesi üzerine … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 05/02/2019 tarihinde 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 19. maddesi gereğince müddetname düzenlenmiş olup, hükümlü müdafiinin itirazı üzerine, … 11. Ağır Ceza Mahkemesince 05/04/2019 tarihli ve 2006/199 esas, 2007/351 karar sayılı ek kararı ile hükümlünün akıl hastalığı nedeniyle cezai sorumluluğu bulunmadığı ve ilk firar eylemi nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği gerekçesiyle itirazın kabulüne, itiraz üzerine mercii … 12. Ağır Ceza Mahkemesince 18/04/2019 tarihli ve 2019/322 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmiş ise de;
647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 19/2. maddesinde yer alan, ” Tutuklu veya hükümlü iken firar edenler, firara teşebbüs suçundan veya cezaevi idaresine karşı ayaklanma suçundan mahkum edilmiş olanlar ile disiplin cezası olarak dört defa hücre hapsi cezası almış olanların yukarıdaki fıkra hükmünden yararlanabilmeleri için, bunlardan; ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına hükümlülerin 29 yıllarını, müebbet ağır hapse mahkum olanların 25 yıllarını, diğer şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalara mahkum olanların ise hükümlülük sürelerinin 2/3’ünü çekmiş olmaları şarttır. Tutuklu veya hükümlü iken iki defa firar edenler, iki defa firara teşebbüs suçundan veya iki defa cezaevi idaresine karşı ayaklanma suçundan mahkum edilmiş olanların yukarıdaki fıkra hükmünden yararlanabilmeleri için, bunlardan; ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına hükümlülerin 32 yıllarını, müebbet ağır hapse mahkum olanların 28 yıllarını, diğer şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalara mahkum olanların ise hükümlülük sürelerinin ¾’ ünü çekmiş olmaları şarttır.”
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107. maddesinde yer alan, “(1) Koşullu salıverilmeden yararlanabilmek için mahkûmun kurumdaki infaz süresini iyi hâlli olarak geçirmesi gerekir. (2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar yirmidört yılını, diğer süreli hapis cezalarına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler.”
671 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 32. maddesinde yer alan, “13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 6-1/7/2016 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları (madde 81, 82), üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenen kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (madde 102, 103, 104, 105), özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar (madde 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu (madde 188) ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere, bu Kanunun; a) 105/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “bir yıl”lık süre “iki yıl”, b) 107 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “üçte iki”lik oran “yarısı”, olarak uygulanır.” şeklindeki düzenlemeler karşısında;
Suç tarihleri itibariyle 647 sayılı Kanun gereğince 1/2 ve ayda 6 gün hesabıyla cezasını infaz eden hükümlünün ceza infaz kurumundan firar etmesi nedeniyle 647 sayılı Kanun’un 19/2. maddesine tâbi olacağı ancak 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 5275 sayılı Kanun’a eklenen geçici 6. maddesi gereğince 1/2 oranında indirim uygulanmak suretiyle müddetname düzenlendiği, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 19/2. maddesinde yer alan düzenlemede, “Tutuklu veya hükümlü iken firar edenler” ve “firara teşebbüs suçundan veya cezaevi idaresine karşı ayaklanma suçundan mahkum edilmiş olanlar” şeklinde ikili ayrım yapıldığı, Kanun’un lafzî düzenlemesi gereği firar eylemi yeterli olup, ayrıca firar suçu nedeniyle mahkûmiyet hükmü aranmadığı, sözkonusu eylem öncesinde gerçekleşen ilk firar eylemi nedeniyle sanık hakkında cezaî ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinin de sonuca etkili olmadığı, bahsi geçen müddetname hesabının doğru olduğu bu nedenle yapılan itirazın ret edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca … 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/04/2019 tarihli ve 2019/322 değişik iş sayılı kararının bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 09/08/2019 gün ve 94660652-105-35-8010-2019-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;

TÜRK MİLLETİ ADINA

Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, … 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/04/2019 tarihli ve 2019/322 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25/06/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.