YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2537
KARAR NO : 2021/4112
KARAR TARİHİ : 17.02.2021
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : … 25. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 14. İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 02.09.2002-31.08.2011 ve 24.01.2012-31.07.2013 tarihleri arasında ihbarname dağıtım, elektrik kesme ve açma görevlisi olarak çalıştığını, davacının alt işverenler bünyesinde çalışmasına rağmen en başından beri davalı …Ş’nin işçisi olduğunu, bu hususun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB) İş Teftiş Kurulu tarafından düzenlenen 10.05.2011 tarih ve 7457 sayılı raporla sabit olduğunu, raporda, taşeron firmalarda çalışan işçilerin … Elektrik Dağıtım A.Ş’nin işçisi sayılması gerektiğinin tespit edildiğini, davalı tarafça iş bu raporun iptali için … 1.İş Mahkemesi’nin 2011/681 esas ve 2013/16 karar sayılı dosyası ile dava açıldığını, Mahkemece davalı tarafın itirazının reddedilerek taşeron firmalarda çalışan işçilerin en başından beri … Elektrik Dağıtım A.Ş’nin işçisi sayılmalarına karar verildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık ücretli izin, ücret, fark, sosyal yardım, ilave tediye, ikramiye, elektrik yardımı, cumartesi çalışma zammı, gıda, yemek ve giyim yardımı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın haksız ve yersiz olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, taleplerinin belirlenebilir olduğunu, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, … Elektrik Dağıtım A.Ş ile yüklenici firmalar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmadığını ve ilişkinin muvazaaya da dayanmadığını, davacının yüklenici firmaların çalışanı olduğunu, bu nedenle davacının taleplerinden bu şirketlerin sorumlu olduğunu, davalılar arasında istisna akdi kurulduğunu, davacının belirli süreli iş sözleşmesi kapsamında çalıştığını, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun, Türkiye Elektirik Dağıtım A.Ş’ye 13.03.2003 tarihli satış lisansının 17.maddesi ile hizmet alımı yoluna gidilebileceğinin düzenlendiğini, davalı işyerinin iktisadi devlet teşekkülü olduğunu, davacının İş Kanunu’nun 2.maddesinin 01.07.2006 tarihinde yürürlüğe giren Ek Maddesi uyarınca, davalı işyerinde çalışan kadrolu işçilerin haklarından yararlanamayacağını, davalı şirketin ihale makamı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz başvurusu :
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, belgelere ve tüm dosya kapsamına göre; davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin yıllık ücretli izin sürelerine ait alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde, hakimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup, madde uyarınca, hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda davacı vekili süre belirtmeksizin yıllık ücretli izin alacağı talep etmiştir. Mahkemece, ispat yükü üzerinde olan işverence imzalı yıllık izin defteri ve eşdeğer belge sunulmadığı gerekçesiyle davacının toplam hizmet süresine göre 150 gün yıllık izin hakkının bulunduğu kabul edilerek yıllık ücretli izin alacağı hüküm altına alınmıştır. Davacının bu süre içinde hiç izin kullanmamış olması hayatın olağan akışına aykırı olduğundan, davacının davayı somutlaştırma yükü (HMK m.194), hakimin de davayı aydınlatma yükümlülüğü (HMK m. 31) bulunduğu göz önüne alınarak, davacı asilin çalışma süresi boyunca ücretli izin kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise kaç gün yıllık ücretli izin kullandığı konusunda beyanı alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.