Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2019/435 E. 2021/4060 K. 01.07.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/435
KARAR NO : 2021/4060
KARAR TARİHİ : 01.07.2021

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 29/06/2021 Salı günü davalı vekili Avukat … geldi, davacı adına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/678 esas 2012/490 karar sayılı tapu iptali tescil davasında, davacının hissedar olduğu … mıntıkası, 5.mıntıka, 3.mıntıka ve Armutlu mıntıkasında kain parseller üzerine, 19/12/2000 tarihinde ihtiyati tedbir şerhi koydurduğunu, davalının haksız olduğunun ve dava konusu taşınmazlar üzerine konulan tedbirlerin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunun 10/02/2015 tarihinde kesinleşen karar ile anlaşıldığını, davalının haksız ihtiyati tedbir nedeniyle doğan her türlü zarardan sorumlu olduğunu, tedbire konu taşınmazların 15 yıl 6 ay gibi çok uzun bir süre kullanılamadığını, taşınmazların satılarak yüksek kazanç elde etme olanağının ortadan kalktığını, taşınmazlar üzerine inşaat yapılamadığını, kazanç elde edilemediği, kira gelirinden yoksun kalındığını belirterek şimdilik 200.000,00 TL alacağın, yoksun kalınan gelirlerin doğmuş sayılacağı tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarına göre, paylı mülkiyet ve iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olan taşınmazlarda davacının, davalı ve diğer hissedarların muvafakatini almadan, taşınmaz üzerinde inşaat yaptırması ve tasarrufta bulunmasının mümkün olmadığı, davacı ve diğer hissedarların muvafakatlarının bulunduğuna dair herhangi bir delil de sunulmadığından, açılan davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Davacı vekilince istinafa başvurulması üzerine de bölge adliye mahkemesince; mahkeme kararı ve gerekçelerinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 373. maddesi uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, 3.050,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 23,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 01/07/2021 gününde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.