YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5169
KARAR NO : 2021/8457
KARAR TARİHİ : 08.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının kısmen kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş; davalı idare vekili de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunmuş olmakla, duruşma için belirlenen 08/06/2021 günü temyiz eden davalı idare vekilinin yüzüne karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden temyiz eden davacı vekilinin yokluğunda duruşmaya başlanarak davalı idare vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki kağıtlar okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kamulaştırmasız el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararı uyarınca inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş, verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Her ne kadar dava dilekçesinde kamulaştırmasız el koyma nedeni ile tazminat talepli dava açılmış ise de, davacı vekili tarafından, yargılama sırasında verilen ıslah dilekçesi ile kamulaştırmasız el koyma nedeni ile tazminat talebinin, müdahalenin önlenmesi olarak değiştirildiğinin anlaşıldığından ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 gün ve 1956/1-6 sayılı “idarece taşınmazına kamulaştırmasız el atılması halinde malik müdahelenin önlenmesi talebinde bulunabilecegi gibi bu fiili durumu razı olması halinde el konulan yerin bedelini de talep edebileceğine ilişkin” kararı uyarınca hizmet binası yapılmak suretiyle fiilen el atıldığı anlaşılan taşınmazda müdahelenin önlenmesi talebinin kabulü ile ecrimisile karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Dava konusu taşınmazın hesaplanan zemin bedeli ile hükmedilen ecrimisil bedelinin toplamı üzerinden davacı taraf lehine tek ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Davalı idare kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3. maddesine göre davalı idare lehine reddedilen miktar üzerinden hesaplanan nispi vekalet ücretinin davacı vekili lehine hükmedilen vekalet ücretini geçemeyeceği hususunun gözetilmemesi,
Doğru değil ise de; bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
a)Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının; 5 nolu bendinden (3.400,00-TL) ibaresinin çıkartılmasına, yerine (29.704,00-TL nisbi) ibaresinin yazılmasına,
b)Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 6. bendinin tümüyle çıkartılmasına, yerine (Davalı idare vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/3. maddesi gereği, reddedilen miktar üzerinden hesaplanan vekalet ücreti davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceğinden 29.704,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine) cümlesinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, temyiz eden davalı idare yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 3.050,00-TL. vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, 08/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.