YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8766
KARAR NO : 2021/12549
KARAR TARİHİ : 21.06.2021
Hırsızlık suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 35/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/12/2006 tarihli ve 2006/148 esas, 2006/1026 sayılı kararının temyiz edilmesi üzerine, hükmün Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 27/09/2010 tarihli ve 2009/27482 esas, 2010/14480 karar sayılı ilamıyla bozulmasını müteakip yapılan yargılama neticesinde, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 35/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/04/2011 tarihli ve 2010/584 esas, 2011/298 sayılı kararının itiraz edilmeden 15/04/2011 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 11/02/2012 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Kanun’un 141/1, 35/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/02/2015 tarihli ve 2014/718 esas, 2015/194 sayılı kararının temyiz edilmesi üzerine, hükmün Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 13/11/2018 tarihli ve 2018/6110 esas, 2018/15789 karar sayılı ilamıyla bozulmasını müteakip yapılan yargılama neticesinde, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 142/1-e, 62/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 326/son maddesi gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/12/2018 tarihli ve 2018/1064 esas, 2018/1040 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16/02/2021 gün ve 94660652-105-26-18798-2020-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/03/2021 gün ve 2021/25531 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve zamanaşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre; sanık hakkında hırsızlık suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 142/1-e maddesinde öngürülen cezanın miktar ve nev’i itibariyle 28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 18/06/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi öncesi düzenlemeye tabi olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca olağan zamanaşımı süresinin 8 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olarak belirlendiği,
Somut olayda suç tarihinin 03/02/2006 olduğu, sanık hakkında ilk olarak … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/12/2006 tarihli kararıyla zamanaşımı süresinin kesildiği, karar tarihinden itibaren sürenin yeniden işlemeye başladığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/8. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 67/1. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 15/04/2011 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin durduğu, yeni suçun işlendiği 11/02/2012 tarihinde dava zamanaşımının yeniden işlemeye başladığı ve hükmün açıklandığı … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/02/2015 tarihli kararına kadar kesintisiz işlemeye devam ettiği, Yargıtay 13. Ceza Dairesi’nin 13/11/2018 tarihli ve 2018/6110 esas, 2018/15789 karar sayılı bozma ilamı sonrası Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında mahkumiyet kararının verildiği 25/12/2018 tarihine kadar, zamanaşımı süresinin durduğu 15/04/2011 ile 11/02/2012 tarihleri arasında geçen 302 günlük süre mahsup edildikten sonra kalan sürede, … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/12/2006 tarihli kararından tarihinden itibaren işlemeye başlayan 8 yıllık olağan zaman süresinin tamamlandığı gibi, suçun işlendiği 03/02/2006 tarihinden itibaren işlemeye başlayan 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin de dolduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. madde ve fıkraları gereğince davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma incelemesine konu dosya daha önce Yargıtay 13. Ceza Dairesi tarafından incelenmiş olup, 13.11.2018 tarihli ve 2018/6110 Esas – 2018/15789 Karar sayılı ilam ile hükmün bozulmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, kanun yararına bozma incelemesini yapma görevi Yargıtay Yüksek 13. Ceza Dairesine ait ise de, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 03.11.2020 tarihli ve 2020/245 sayılı kararı uyarınca, Yargıtay 13. Ceza Dairesine verilen ve bu dairenin arşivinde bulunun işler, 01.12.2020 tarihi itibariyle Yargıtay 6. Ceza Dairesine devredildiğinden, kanun yararına bozma incelemesini yapma görevi Yargıtay Yüksek (6.) Ceza Dairesine ait olmakla Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine, 21/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.