YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/630
KARAR NO : 2021/4989
KARAR TARİHİ : 10.06.2021
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.04.2018 tarihli ve 2016/854 Esas, 2018/322 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, vekil edeninin paydaşı olduğu 1009 ada 30 parsel sayılı taşınmazda kat mülkiyeti kurulmamış binanın 2. Katında bulunan 5 nolu bölüme davalının müdahalede bulunduğunu belirterek, davalının elatmasının önlenmesine ve ecrimisile hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne, ecrimisil isteminin reddine dair verilen karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş olup; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önelenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 1009 ada 30 parsel sayılı taşınmazda davacının dava açıldığı tarih itibarıyla paydaş olduğu ancak güncel tapu kaydında paydaş olmadığı görülmektedir.
Hemen belirtmek gerekir ki; dava açıldıktan sonra da sınırlayıcı bir neden bulunmadığı takdirde dava konusu malın veya hakkın üçüncü kişilere devredilebilmesi tasarruf serbestisi kuralının bir gereği, hak sahibi veya malik olmanın da doğal bir sonucudur. Usul hukukumuzda da ayrık durumlar dışında dava konusu mal veya hakkın davanın devamı sırasında devredilebileceği kabul edilmiş, 6100 sayılı HMK’nin 125. maddesinde, dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usulî işlemler düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK’nin 125/2. maddesi ” Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder. ” şeklindedir.
Somut olayda; güncel tapu kaydında davacı paydaş olarak görünmediğinden, elatmanın önlenmesi davası yönünden davacının taraf sıfatı yani aktif husumet ehliyeti sona ermiştir. Bu durumda Mahkemece davanın yeni malike ihbarı gerekir.
O halde Mahkemece yapılacak iş, çekişmeli taşınmazın devredildiği gözetilerek, yeni malike davanın ihbarının sağlanması, malikin davayı takip edeceğini belirtmesi halinde, kaldığı yerden yargılamanın sürdürülmesi aksi takdirde sonucuna göre bir karar verilmesi olmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.