Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/1104 E. 2021/4914 K. 09.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1104
KARAR NO : 2021/4914
KARAR TARİHİ : 09.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın İptali

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, müvekkilinin 10.06.2013 tarihinde 288 ada 7 parsel sayılı taşınmazda yer alan 5 nolu bağımsız bölümün 1/3 hissesini icraen yapılan ihalede satın aldığını, davalının da taşınmazın 1/3 hissesinin maliki olduğunu, ancak davalının taşınmazın tamamını kullanmasına rağmen kira ödemesi yapmadığı için davalı aleyhine icra takibi yapıldığını ve davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, savunma yapmamıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 2.598,00 TL asıl alacak üzerinden takibin iptaline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
4721 sayılı TMK’nin 705.maddesinde “Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hallerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.” denilerek, mülkiyetin kazanılması ve tescil koşulları düzenlenmiştir. İcra İflas Kanunu’nun 134/1 maddesinde ise “İcra dairesi tarafından taşınmaz kendisine ihale edilen alıcı, o taşınmazın mülkiyetini iktisap etmiş olur. İhale kesinleşinceye kadar taşınmazın ne şekilde muhafaza ve idare edileceği icra dairesi tarafından kararlaştırılır.” hükmüyle, cebri ihale sonucu mülkiyetin kazanılması ve ihale kesinleşinceye kadar taşınmazın idare ve korunma şekli belirlenmiştir.
Bu yasal düzenlemelere göre ihale ile taşınmazı satın alan kişi veya kurum taşınmazın mülkiyetini ihalenin kesinleşmesi halinde ihale tarihinde kazanmış olur.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 288 ada 7 parsel sayılı taşınmazın kayden 1/3 hissesinin davacıya, 2/3 hissesinin davalıya ait olduğu, davacının taşınmazı 10.06.2013 tarihinde yapılan ihale ile satın aldığı ve tapuda adına 08.07.2013 tarihinde tescil edildiği, davacının payını ise 08.11.2013 tarihinde satış suretiyle edindiği anlaşılmaktadır.
Davacı alacaklı 16.11.2013 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2013 yılı Haziran ayı ila Kasım ayı arasına ait altı ay için toplam 3.000,00 TL ecrimisil alacağının tahsili amacıyla takip başlatmış, davalı borçlu süresinde borca itiraz etmiştir.
Her ne kadar davacı alacaklı, takip talebi ile 2013 yılı Haziran ayının ve Kasım ayının tamamı için ecrimisil talep etmiş ise de taşınmazın mülkiyetinin 10.06.2013 tarihinde kazanılmış, takibin ise 16.11.2013 tarihinde başlatılmış olması karşısında Haziran ve Kasım aylarının tamamı için ecrimisil talep edilemeyeceği açıktır.
Hal böyle olunca; İcra İflas Kanunu’nun 134. maddesinin 1. fıkrası ve Türk Medeni Kanunu’nun 705. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ihale tarihinden icra takip tarihine kadar olan süre için ecrimisile hükmedilmesi gerekirken mahkemece takip konusu altı aylık dönemin tamamı için ecrimisile karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 09.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.