Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2018/4163 E. 2021/3493 K. 09.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4163
KARAR NO : 2021/3493
KARAR TARİHİ : 09.04.2021

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “çekişmeli taşınmazların bir bölümünün 27.01.1959, bir bölümünün ise 5.2.1972 tarihli satış senetleri kapsamında olduğu konusunda ihtilaf bulunmadığı, uyuşmazlığın, murisin sağlığında düzenlendiği anlaşılan satış senetleri ile birlikte zilyetliğin de davalı tarafa devredilip devredilmediği, davalı ve eşi …’nın taşınmazlar üzerindeki zilyetliğinin malik sıfatıyla mı, yoksa murisin ölümünün ardından mirasçı sıfatıyla mı olduğu noktasında toplandığı, Mahkemece, bahsi geçen senetlerde zilyetliğin devrinden bahsedilmediği gözetilerek, davalı tarafın taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerinin başlangıç tarihleri netleştirilmediği gibi, davalı ve eşi …’nın zilyetliklerinin kendi adlarına mı yoksa tereke adına mı olduğu konusunda da araştırma yapılmadığı belirtilerek, mahallinde yerel bilirkişi, taraf tanıkları, sağ olmaları halinde senet tanıkları, tespit bilirkişileri ve fen bilirkişinin katılımıyla keşif yapılması, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan; çekişmeli taşınmazları muris … …’nün davalıya satıp zilyetliğini teslim edip etmediği, yani davalı tarafın taşınmazlar üzerindeki zilyetliğinin senet düzenlenmesinin ardından başlayıp başlamadığı, bununla birlikte davalı ve eşi …’nın taşınmazlar üzerindeki zilyetliğinin malik sıfatıyla mı, yoksa murisin ölümünün ardından mirasçı sıfatıyla mı olduğunun sorulup saptanması ve sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli 101 ada 170 , 116 ada 94 , 138 ada 10 ve 209 ada 43 parsel sayılı taşınmazların tespit tutanağındaki gibi … adına tespit ve tesciline karar verilmiş; hüküm, bir kısım davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, kök muris … … tarafından çekişmeli taşınmazların 27.01.1959 tarihli ve 05.02.1972 tarihli senetlerle davalıya satıldığı ve zilyetliği devredilerek uzun yıllardır davalının zilyetliğinde olduğu kabul edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Her ne kadar taşınmazların, davacıların murisleri … … tarafından, anılan senetlerle oğlu …’nın eşi davalı …’ye satıldığı, bu satışa istinaden taşınmazların davalı adına tespit edildiği dosya kapsamından anlaşılmakta ise de, bozma ilamı sonrası yapılan keşifte alınan mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre, çekişmeli taşınmazların zilyetliğinin davalıya devredilmediği gibi, taşınmazların muris …’nin mirasçıları tarafından kullanıldığı anlaşılmaktadır. Tapusuz taşınmazların devri menkul mal hükümlerine tabi olup, zilyetliğin devri zorunludur.
Hal böyle olunca; murisin sağlığında satın almaya dayanan davalıya çekişmeli taşınmazların zilyetliğinin devredilmediği, bu nedenle mülkiyetin geçmediği ve taşınmazlardaki kullanımın tereke adına olduğu anlaşıldığına göre Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
09.04.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.