YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/921
KARAR NO : 2021/4910
KARAR TARİHİ : 09.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece; bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine. Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, davalı … ile birlikte kayden paydaş oldukları 2135 ada 11 sayılı parseldeki çekişme konusu 3 adet dairenin anılan davalı tarafından kiraya verilmek suretiyle gelir elde edildiği halde payına karşılık hiçbir bedel ödenmediğini ileri sürerek, 2004 yılından itibaren hesaplanacak ecrimisil bedelinin 2004 yılından itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu dairelerin vergilerini ödediğini, faydalı ve zorunlu masraflar yaptığını, ayrıca dava konusu dairelerin zaman zaman da boş kaldığını belirterek, savunma yolu ile takas ve mahsup talebinde bulunmuştur.
Mahkemenin 2013/448-2014/161 sayılı ve 03.04.2014 tarihli ilamı ile davanın kısmen kabulüne, 33.935,00 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 21.10.2015 tarihli ve 2014/10366 Esas, 2015/12246 Karar sayılı ilamı ile “…. öncelikle davacının dava konusu taşınmazdaki payının belirlenmesi davalının yaptığı zorunlu ve faydalı masraflar, ödediğini iddia ettiği vergiler ile dava konusu dairelerin ecrimisil istenen dönemde boş kaldığı zamanların olup olmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde saptanması, takas mahsup definin gözetilmesi ve belirlenen ilk dönem ecrimisile ÜFE oranında arttırım yapılmak suretiyle diğer dönemlerin kira bedellerinin tespit edilmesi ile hasıl olacak sonuca göre usûlüne uygun tespit edilecek ecrimisilin hüküm altına alınması gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi isabetsizdir.
Kabule göre de, davacının 2013 yılı Eylül ayında dava konusu edilen taşınmaz yönünden hesabına bir miktar bedel yatırıldığını belirtmiş olması karşısında anılan bedelin hesaplanacak ecrimisilden mahsup edilmemiş olması da doğru değildir.” denmekle bozulmuştur. Bozma üzerine Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 30.275,00 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza yönelik ecrimisil istemine ilişkindir. Savunma yolu ile takas mahsup talep edilmiştir.
Mahkemenin Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep hak doğmaktadır. O nedenle mahkemenin Yargıtayca verilen bozma kararına uyması sonunda kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar vermesi gerekir. Buna göre Yargıtay’ın bozma kararına uymuş olan mahkeme bu uyma kararı ile bağlıdır. Bozma gereğince işlem yapmak durumundadır.
Olayımıza gelince; bozma ilamında da izah edildiği üzere; davacı dava dilekçesinde, ecrimisile ilişkin işlemiş faiz talebini açıkça belirttiğine göre her dönem için tahakkuk eden ecrimisile dönem sonundan itibaren işleyecek faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedilmesi doğru değildir.
Öte yandan; bozma ilamında belirtildiği halde, tarafların murisine ait veraset belgesi ya da nüfus aile akit tablosu dosyaya kazandırılmadan, davacının miras payının 1/2 olduğunun kabulü ile hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
Diğer yandan bozma ilamında ecrimisil hesabının nasıl yapılması gerektiği izah edildiği halde hükme esas alınan 11.01.2018 tarihli bilirkişiler … ve… tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda taşınmazın 2004 döneminde serbest şartlarda getirebileceği kira parası belirlenmemiş, bozma öncesinde alınan 17.02.2014 tarihli bilirkişi raporunda yer alan oranlar, rakamlar yer değiştirilmek suretiyle aynen tekrarlanmıştır. Oysa ki yapılması gereken iş; taşınmazların ilk talep tarihi olan 2004 ve 2006 dönemlerinde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenip sonraki dönemler için ecrimisil değerinin ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilmesidir.
Ayrıca davalı takas – mahsup savunmasında bulunmuş ise de faydalı ve zorunlu imalatlar mahallinde keşfen saptanmamıştır. Bu durumda Mahkemece, mahallinde yapılacak keşifte davalı tarafından belirtilen masrafların yapılıp, yapılmadığı, yapılmış ise değerleri tespit edilerek sonucuna göre ecrimisil bedelinden mahsup edilmesi gerekirken dosya içerisinde yer alan adi yazılı belgelere itibar edilip, sadece tanık beyanlarına değer verilerek ecrimisil mahsup edilmiş olması doğru olmadığı gibi davacı asil tarafından dosyaya ibraz edilen 24.10.2013 tarihli dilekçede, banka hesabına davalı tarafından Eylül ayı için 348,75 TL, Ekim ayı için 295,75 TL kira bedelinin gönderildiğinin beyan edilmiş olması karşısında anılan banka hesabına gönderilen ve talep konusu ecrimisil dönemi içerisinde kalan ödemelerin hükmedilen ecrimisil bedelinden mahsup edilmesi gerekir.
Hal böyle olunca; Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar üzerinde durularak bozma ilamına uygun inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bundan zuhul ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 09.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.