YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2144
KARAR NO : 2021/4272
KARAR TARİHİ : 07.07.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
(Birleşen … 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/658-2017/278 sayılı dosyası)
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde birleşen davada davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 20/10/2016 tarih … Karar sayılı ilamında özetle “Her ne kadar davacı tarafça birleşen davanın reddine ilişkin karar temyize konu edilmemişse de yukarıda bahsi geçen hükümler uyarınca hükmedilen tazminattan davalı …’nın da sorumlu olduğu, birlikte sorumlu olan davalı …… Sigorta …nin bu konuda temyiz etmeye hukuki yararı bulunması nedeniyle icrai nitelikte olmayacak şekilde iç ilişkide gözetilecek tespit mahiyetinde olmak üzere davalı … yönünden de sorumluluğuna olacak şekilde karar verilmesi gerektiği” hususlarına değinilmiş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; 17.181,13 TL’nin dava tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalı …… Sigortadan (iç ilişkide bu tutarın tamamından davalı … diğer davalı …… Sigortaya karşı sorumlu olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine, 23/06/2017 tarihli ıslah dilekçesi ile yapılan talep artırımının reddine karar verilmiş, karar birleşen davada davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, birleşen davada davalı … vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14. maddesi gereğince ihdas edilen Güvence Hesabı Yönetmeliği’nin 15. maddesi gereğince rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edildiği tarihte Güvence Hesabının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Davalı …’nın sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü gerekli belgelerle birlikte …’na başvuru yapıldığı tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde doğmaktadır.
Somut olayda, davalı …’nın birleşen dava tarihi olan 24.03.2016 tarihinde temerrüde düştüğü gözetilerek karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile asıl dava tarihinde temerrüde düştüğünün kabul edilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davalı … vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davalı … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 1 nolu bendinde yer alan “….. Sigorta’ya karşı” ibaresinden sonra gelmek üzere “birleşen dava tarihinden yasal faizi ile birlikte” ibaresinin eklenmesine ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden birleşen davada davalı … Hesabına geri verilmesine 07/07/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.