Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/1383 E. 2021/4889 K. 09.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1383
KARAR NO : 2021/4889
KARAR TARİHİ : 09.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Yıkım, Eski Hale Getirme Ve Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme talaplerinin kabulüne, ecrimisil isteminin reddine, davalı … … Gıda San. A.Ş. yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiş davacı vekilinin hüküm fıkrasının infaza elverişli olmadığı yönündeki talebi üzerine ise mahkemece ek karar ile 26.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen alanlara davalının elatmasının önlenmesi ile eski hale getirilmesine ve bilirkişi raporundaki krokinin kararın eki sayılmasına karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

… … Temsilcisi … … … vekili dava dilekçesinde, …’nin paydaşı olduğu 9 parsel sayılı taşınmaza, komşu 10 parsel sayılı taşınmazın maliki olarak davalı …’nın dava konusu taşınmazı da etkileyecek şekilde duvar yaptırmak suretiyle el attığını, diğer davalıların ise kiracı konumunda olduklarını, davalıya ihtarname göndermelerine rağmen el atmanın devam ettiğini ileri sürerek, davalıların taşınmaza el atmalarının önlenmesine, taşınmazın eski hale getirilmesine, duvarın yıkımına ve ecrimisil bedeli olarak 30.000,00 TL’nin faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesiyle el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme taleplerinin kabulüne, ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile 14.457,99 TL bedelin davalı … ve … Grup Tekstil İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti.’den, 2.028,13 TL bedelin davalılar … ve … Gıda San. Ve Tic. A.Ş’den müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen karar, davalılardan Velda tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesi tarafından davaya konu taşkınlığın imar uygulaması ile oluşup oluşmadığı üzerinde durulmadığı gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan araştırma ve inceleme sonucu 31.01.2020 tarihli karar ile davacı yanın men’i müdahale ve eski hale getirme talebini içerir davasının kabulüne, davacının ecrimisil talebini içerir davasının reddine, davalı … … Gıda yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiştir. Mahkemece, dosya üzerinden re’sen yapılan inceleme sonucu 09.07.2020 tarihli karar ile hüküm fıkrasının 3.bendinin “Davalı … … Gıda Ve … Grup Tekstil İnş San. Ve Tic. Ltd Şti yönünden davanın husumetten reddine” şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş, iş bu karar ile mahkemenin gerekçeli kararının davacı vekiline 15.07.2020 tarihinde diğer taraflara da değişik tarihlerde birlikte tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından 07.09.2020 tarihinde verilen dilekçe ile “31.01.2020 tarihinde kurulan hükümde verilen men-i müdahale ve eski hale getirmeye ilişkin hükmün dosyada birden fazla bilirkişi raporu alınmış olması sebebi ile kesinleşmesi halinde hangi bilirkişi raporuna dayanılarak ne suretle müdahalenin men-i ve eski hale getirmenin tespit edileceğinin belirlenebilmesi icrada kararın infazında tereddüt yaşanmaması için bu hususun ek karara bağlanması” yönünde talepte bulunması üzerine mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 11.11.2020 tarihli ek karar ile “…dosyada mevcut 26/12/2018 tarihli bilirkişi raporunun 4/5 sayfasında C2 krokisinde gösterildiği üzere C2: 7,14 m2 yüzölçümlü alan ile aynı raporun 3/5 sayfasında gösterilen B2:25,49 m2′ lik alanlarda davalı …’nun müdahalesinin men-i ile söz konusu raporlarda gösterilen duvarların statik yapıya zarar vermeden yıkılmak ve eski sınırlarına çekilmek sureti ile eski hale getirilmesine, Harita Mühendisi … …’ın 26/12/2018 tarihli raporda 3/5 sayfasında gösterilen krokinin kararın eki sayılmasına… karar verilmiş, bu defa ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün tashihi” başlıklı 304.maddesi gereği hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataları, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebileceği, hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemeyeceği, davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebileceği, “Hükmün tavzihi” başlıklı 305.madde gereği ise, hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebileceği, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği düzenlenmiş, 22.7.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 27. maddesi ile HMK’ye eklenen “Hükmün tamamlanması” başlıklı 305/A maddesi gereği taraflardan her birinin, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebileceği, bu karara karşı kanun yoluna başvurulabileceği, “Tavzih ve tamamlama talebi ile usulü başlılı 306.madde gereği ise, tavzih veya tamamlama, dilekçeye tarafların sayısı kadar nüsha eklenmek suretiyle hükmü veren mahkemeden istenebileceği, dilekçenin bir nüshası, cevap süresi mahkemece belirlenerek karşı tarafa tebliğ edileceği, cevabında tavzih veya tamamlama talebinde bulunan tarafa tebliğ olunacağı, mahkemenin, cevap verilmemiş olsa bile dosya üzerinde inceleme yaparak karar vereceği, ancak gerekli görürse iki tarafı sözlü açıklamalarını yapabilmeleri için davet edebileceği, mahkemenin tavzih veya tamamlama talebini yerinde görmesi halinde 304 üncü madde uyarınca işlem yapacağı düzenlenmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, gerekçeli kararın henüz taraflara tebliğ edilmeksizin ve taraf talebi olmaksızın mahkemenin dosya üzerinden resen yaptığı inceleme sonucu verdiği 09.07.2020 tarihli kararın HMK’nin 304.maddesi kapsamında hükmün tashihi mahiyetinde olduğu, gerekçeli karar ile iş bu tashih kararının taraflara tebliği üzerine onbeş günlük temyiz süresinde temyiz istemi olmadığından gerekçeli karar ile hükmün tashihine dair kararın kesinleştiği, davacı vekilinin 07.09.2020 tarihli hükmün infazında tereddüt yaşanmaması açısından hangi bilirkişi raporuna dayanılarak ne suretle müdahalenin men-i ve eski hale getirmenin tespit edileceğinin belirlenebilmesi için bu hususun ek karara bağlanması yönündeki istemin ise 305.madde kapsamına hükmün tavzihi kapsamında kaldığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere hükmün tavzih ve tamamlama talebi ile usulü başlıklı 306.madde gereği, tavzih veya tamamlama isteminin dilekçe ile hükmü veren mahkemeden istenebileceği, dilekçenin bir nüshasının, cevap süresi mahkemece belirlenerek karşı tarafa tebliğ edileceği, mahkemenin, cevap verilmemiş olsa bile dosya üzerinde inceleme yaparak karar vereceği düzenlemesi karşısında, davacı vekilinin 07.09.2020 tarihli dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edilmeksizin dosya üzerinden yapılan inceleme ile karar verilmesinin tavzih usulüne aykırı olması nedeni ile 11.11.2020 tarihli ek kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile 11.11.2020 tarihli ek kararın 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 09.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.