YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2191
KARAR NO : 2021/5143
KARAR TARİHİ : 16.06.2021
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Aile Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İstanbul Anadolu 6. Aile Mahkemesinin 29.05.2019 tarihli ve 2018/1027 Esas, 2019/422 Karar sayılı kararıyla yargılamanın iadesi talebinin husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı yargılamanın iadesini isteyenler vekili ile aleyhine yargılamanın iadesi istenilenlerden Burhan vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince yargılamanın iadesini isteyenler vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, Burhan vekilinin istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, bu kez yargılamanın iadesini isteyenler ve aleyhine yargılamanın iadesi istenilenlerden Burhan vekilince Bölge Adliye Mahkemesi kararı duruşma istemli temyiz edilmiş ise de duruşmalı inceleme talebinden feragat nedeniyle duruşma isteminin reddine karar verilerek, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, taraflardan ayrı ayrı alınan 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 16.06.2021 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Muhalif)
KARŞI OY
Yargılamanın yenilenmesini talep eden … ve arkadaşları vekili süresinde verdikleri dava dilekçesiyle, davalılardan …’ın miras bırakanları aleyhine İstanbul 2. Aile Mahkemesinde 2018/403 E. sayı ile babalığın tespiti davası açtığını ve derdest olduğunu, adı geçen kişi ile yenileme davasının diğer davalıları … ve … arasında görülen İstanbul Anadolu 6. Aile Mahkemesinin 2018/726 E. 2018/613 K. sayılı soybağının reddine ilişkin davanın ise karara çıkarak kesinleştirildiğini, kendilerinin taraf olmadıkları soybağının reddine ilişkin davada birtakım hile ve kandırmaların yapıldığını, uygulamaya ve ilkelere aykırı olarak Adli Tıp Kurumu yerine başka kurumdan rapor aldırıldığını ileri sürerek soybağının reddine ilişkin dava dosyası yönünden yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuşlardır.
İlk derece mahkemesince, husumet yokluğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunanlar vekilinin istinaf isteği üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 04.03.2021 tarih 2019/1532 E. 2021/377 K. sayılı kararı ile özetle; yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunanların, yenilenmesi istenen soybağının reddine ilişkin dava dosyasının taraflarının mirasçıları veya aleyhine karar verilen tarafın yerine geçen kişiler olmadıkları, miras bırakanları aleyhine açılan İstanbul 2. Aile Mahkemesinin 2018/403 E. sayılı babalık davasında haklarını savunabilecekleri gerekçesiyle ilk dereceli mahkemenin husumet yokluğundan reddine ilişkin karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine, hüküm temyiz edilmiş, sayın çoğunluk tarafından oyçokluğu ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nin “Üçüncü kişilerin hükmün iptalini talep etmesi” başlıklı 376. Maddesi, mülga 1086 sayılı HUMK’nin 446.maddesinin karşılığı olup, yeni usul yasası ile dilinin sadeleştirilmesi dışında başka bir değişikliğe gidilmemiştir. Anılan usul hükmüne göre, davanın taraflarından birisinin alacaklıları veya aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenler, borçluları veya yerine geçmiş oldukları kimselerin aralarında anlaşarak, kendilerine karşı hile yapmaları nedeniyle hükmün iptalini isteyebilirler. Mülga HUMK’nin madde gerekçesinden de anlaşılacağı üzere bu yasal düzenlemede murad edilen; yenilenmesi talep edilen dava dosyasının taraflarının, bu davada taraf durumunu almamış üçüncü kişilerin hukuk ve menfaatlerini etkileyecek muvazalı işlemler yapmalarının önüne geçilmesidir. Adil yargılanmanın vazgeçilmez hak olduğunu kabul eden hukuk sistemlerinde üçüncü kişilere yargılamanın yenilenmesi hakkının tanınmasındaki amaç, verilen karar ile hukuk ve menfaatleri etkilendiği halde taraf durumunu almadıkları için iddia veya savunmasını dile getiremeyenlere hukuki dinlenilme hakkının tanınmasıdır. Başka bir anlatımla yenilenmesi istenen davada taraf durumunu almamış ancak hukukları etkilenen kişilere karşı muvazalı işlerin yapılmasının önüne geçilmek istenmiştir. 4721 sayılı TMK’nin 1.maddesine göre, kanunlar, sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanır. HMK’nin 376.maddesinin dar yorumlanması suretiyle hukuk ve menfaatleri etkilenen üçüncü kişilerin hukuki dinlenilme hakları ellerinden alınmamalıdır.
Somut olayda üzerinde durulması gereken husus, yenilenmesi istenen 2018/726 E. 2018/613 K. sayılı soybağının reddi davasının sonradan açılan 2018/403 E. sayılı babalık davasının tarafları ya da mirasçılarının hukuk ve menfaatlerini etkileyip etkilemediğidir. 4721 sayılı TMK’nin 295/3. maddesine göre, başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz. Söz konusu maddeye ve Yargıtay’ın sapmaksızın devam eden kökleşmiş uygulamalarına göre, babalığın tespiti davasında mahkemenin babalığın tespitine karar verebilmesi için çocuğun başka erkek ile soybağının kurulu olmaması gerekmektedir. Bu kural, biyoloji ve mantığında göz ardı edemeyeceği bir gerçektir. Başka bir anlatımla, çocuğun ya da annenin davacı sıfatıyla mahkemelerden babalık hükmüne karar verilmesi için dava açabilmelerinin görülebilirlik önkoşulu; çocuk ile başka erkek arasında soybağının kurulu olmamasıdır. Açıklanan bu nedenle, soybağının reddine ilişkin davanın, babalığın tespitine ilişkin davanın taraflarının hukuklarını etkilemediğini söylemek mümkün değildir. Bu kadar yakın ilişki bulunan ve babalık davasının görülebilirlik önkoşulu sayılan soybağının kesilmesine ilişkin yenilemeye konu davada hukuklarının etkilenmediğini ileri sürmek biyolojik baba olduğu iddia edilen kişinin ya da mirasçılarının hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiği, mahkemeye erişimlerinin engellendiği anlamına gelmektedir. Bir yargılama sonunda hukuku etkilenecek kişiye tanınması gereken hukuki dinlenilme hakkı Anayasanın 36. maddesi ile özellikle güvence altına alınmıştır. Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.
Tüm bu açıklamalar nedeniyle, bölge adliye mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesinin kararının bozulması gerekirken sayın çoğunluğun onama yönündeki kararına katılmamaktayım.16.06.2021