Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/1948 E. 2021/12014 K. 08.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1948
KARAR NO : 2021/12014
KARAR TARİHİ : 08.06.2021

Hırsızlık suçundan sanık …’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 143 ve 62/1. maddeleri uyarınca 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının anılan Kanun’un 50/1-c maddesi gereğince 6 ay süre ile alkol almaktan ve alkollü yerlere gitmekten yasaklanma seçenek yaptırımına çevrilmesine dair … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/12/2008 tarihli ve 2006/730 esas, 2008/1122 sayılı kararının 10/02/2009 tarihinde kesinleşmesine takiben, tedbir kararına uyulmadığından bahisle sanığın 5237 sayılı Kanun’un 141/1, 143 ve 62/1. maddeleri uyarınca 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın 5 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına ilişkin … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/11/2012 tarihli ve 2011/183 esas, 2012/2364 sayılı kararının 05/02/2013 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 24/10/2015 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum edildiğinin ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 141/1, 143 ve 62/1. maddeleri uyarınca 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/01/2020 tarihli ve 2018/564 esas, 2020/47 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 04/01/2021 gün ve 10734-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/02/2021 gün ve 2021/5087 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Hırsızlık suçundan sanık …’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 143 ve 62/1. maddeleri uyarınca 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının anılan Kanun’un 50/1-c maddesi gereğince 6 ay süre ile alkol almaktan ve alkollü yerlere gitmekten yasaklanma seçenek yaptırımına çevrilmesine dair … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/11/2008 tarihli ve 2006/730 esas, 2008/1122 sayılı kararının 10/02/2009 tarihinde kesinleşmesine takiben, tedbir kararına uyulmadığından bahisle sanığın 5237 sayılı Kanun’un 141/1, 143 ve 62/1. maddeleri uyarınca 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın 5 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına ilişkin … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/11/2012 tarihli ve 2011/183 esas, 2012/2364 sayılı
kararının 05/02/2013 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 16/08/2013 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum edildiğinin ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 141/1, 143 ve 62/1. maddeleri uyarınca 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/01/2020 tarihli ve 2018/564 esas, 2020/47 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
1-7201 sayılı Kanun’un 10. maddesinde yer alan, ” (1) Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir. (2) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklindeki düzenleme ile anılan Kanun’un 35. maddesinde yer alan, “Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. (Değişik fıkra: 19/03/2003 – 4829 S.K./11. md.)Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve yeni adres tebliğ memurunca da tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi, tebliğ tarihi sayılır.Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır…” şeklindeki düzenlemeler uyarınca öncelikle sanığın bilinen en son adresine tebligatın çıkarılması, bu adrese tebliğ yapılamaz ise bu defa sanığın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi olup olmadığının araştırılması, mernis adresinin tespiti halinde 7201 sayılı Kanun’un 21. maddesine göre tebliğ yapılması, mernis adresinin olmadığının tespiti hâlinde ise bu duruma ilişkin kayıt dosya içerisine alındıktan sonra, kendisine daha önce kanunî usullere göre tebligat yapılmış olması şartı ile aynı adrese anılan Kanun’un 35. maddesine göre tebligat yapılması gerektiği,
Somut olayda, hırsızlık suçundan dolayı hükmedilen seçenek yaptırımın infazına ilişkin … Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkarılan davetiyenin, sanığın bilinen en son adresi olan “… Mah. … Sok. NO:6/10 …/…” adresine tebliğe çıkarıldığı, çıkarılan tebligatın adreste kimse bulunamadığı gerekçesiyle iade edildiği, 35. maddeye göre daha önce usulüne uygun bir şekilde tebligat yapılan eski adrese tebliğ işlemi yapılabileceği, aynı adrese anılan Kanun’un 35. maddesine göre 30/07/2010 tarihinde tebliğinin usulüne uygun olmadığı, usulüne uygun yapılmış bir tebligatın bulunmaması nedeni ile sanığın davete uymadığının kabulü mümkün olmadığından, durma kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Dosya kapsamına göre, sanığın yokluğunda verilen … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/11/2012 tarihli ve 2011/183 esas, 2012/2364 sayılı kararı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edilerek 05/02/2013 tarihinde kesinleştirilmiş ise de,
7201 sayılı Kanun’un yukarıda anılan 10. maddesi ile 35/1. maddesinde yer alan düzenlemeler ile 35/2 ve 35/3. maddelerinde yer alan (Değişik fıkra: 11/01/2011-6099 S.K./9…) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. (Değişik fıkra: 19/03/2003 – 4829 S.K./11. md.) Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır…” şeklindeki düzenlemeler uyarınca öncelikle sanığın bilinen en son adresine tebligatın çıkarılması, önceki adresine tebliğ yapılamaz ise bu defa sanığın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi olup olmadığının araştırılması, mernis adresinin tespiti halinde 7201 sayılı Kanun’un 21. maddesine göre tebliğ yapılması, mernis adresinin olmadığının tespiti hâlinde ise bu duruma ilişkin kayıt dosya içerisine alındıktan sonra, kendisine daha önce kanunî usullere göre tebligat yapılmış olması şartı ile aynı adrese anılan Kanun’un 35. maddesine göre tebligat yapılması gerektiği,
Somut olayda, sanık hakkında verilen kararın bilinen son adresi olan “… Mah. … Sok. NO:6/10 …/…” adresine gönderildiği, tebligatın iade edilmesi üzerine, mernis adres araştırması yapılarak Tebligat Kanun’un 21/2. maddesine göre tebligat çıkarılması gerekirken, daha önce kanunî usullere göre tebligat yapılmayan adrese Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi gereğince yapılan tebliğin usulsüz olduğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik kararın kesinleşmemesi nedeniyle belirlenen denetim süresinin başlamadığı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın yokluğunda verilen 14/11/2012 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edilerek 05/02/2013 tarihinde kesinleştirilmiş ise de,
7201 sayılı Kanun’un yukarıda anılan 10. maddesi ile 35/1. maddesinde yer alan düzenlemeler ile 35/2 ve 35/3. maddelerinde yer alan (Değişik fıkra: 11/01/2011-6099 S.K./9…) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. (Değişik fıkra: 19/03/2003 – 4829 S.K./11. md.) Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır…” şeklindeki düzenlemeler uyarınca öncelikle sanığın bilinen en son adresine tebligatın çıkarılması, önceki adresine tebliğ yapılamaz ise bu defa sanığın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi olup olmadığının araştırılması, mernis adresinin tespiti halinde 7201 sayılı Kanun’un 21. maddesine göre tebliğ yapılması, mernis adresinin olmadığının tespiti
hâlinde ise bu duruma ilişkin kayıt dosya içerisine alındıktan sonra, kendisine daha önce kanunî usullere göre tebligat yapılmış olması şartı ile aynı adrese anılan Kanun’un 35. maddesine göre tebligat yapılması gerektiği,
Somut olayda, sanık hakkında verilen kararın bilinen son adresi olan “… Mah. … Sok. No:6/10 …/…” adresine gönderildiği, tebligatın iade edilmesi üzerine, mernis adres araştırması yapılarak Tebligat Kanun’un 21/2. maddesine göre tebligat çıkarılması gerekirken, Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi gereğince yapılan tebliğin usulsüz olduğundan 14/11/2012 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği, bu şekilde denetim süresinin de işlemeye başlamadığının anlaşılması karşısında, sanığın denetim süresinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle 14/11/2012 tarihli hüküm açıklanmış ise de; bu kararın ve sonrasında yapılan tüm işlemlerin yok hükmünde olduğu belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, (…) 11. Asliye Ceza Mahkemesinin henüz kesinleşmeyen 28.01.2020 tarihli ve 2018/564 Esas, 2020/47 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 08/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.