YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3543
KARAR NO : 2021/6950
KARAR TARİHİ : 21.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme
A) Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafinin temyiz nedenlerinin incelenmesinde;
Gerekçeli karar başlığında yanlış yazılan suç tarihinin defter ve belge istem yazısının tebliğ edildiği tarihten 15 gün sonrası olan 02.05.2013 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu için öngörülen temel cezanın suç tarihi itibarıyla 5904 sayılı Kanun’un 23. maddesi ile değişik 213 sayılı VUK’nin 359/a-2. maddesi uyarınca “18 ay” olduğu gözetilmeden, temel cezanın “1 yıl” olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden eliştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
B) 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık müdafisinin temyiz nedenlerinin incelenmesine gelince;
Sanığın savunmasında şirketi kurduktan sonra hiçbir ticari faaliyette bulunmadıklarını, kendisinin herhangi bir fatura düzenlemediğini, şirkete ortak olan …’nın fatura düzenleyip düzenlemediğini bilmediğini beyan etmesi karşısında maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından;
1) Sahte olduğu iddia edilen fatura asılları temin edilip sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını ve …’ya ait olduğunu söylemesi halinde; ismi bildirilen kişinin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile tanık olarak çağrılması, duruşmada çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra faturalar gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması,
2) Tanık …’nın da faturalardaki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını söylemesi halinde sanık ile bu kişinin temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
3) Faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ya da …’ya ait olmadığının anlaşılması halinde ise;
a) Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
b) Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
c) Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükümleri kurulması yasaya aykırı,
4) Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 21.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.