YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11753
KARAR NO : 2021/12794
KARAR TARİHİ : 22.06.2021
Hırsızlık suçundan sanıklar … ve … haklarında yapılan yargılama sonunda, usulüne uygun iddianame düzenlenmeden kamu davası açıldığından bahisle hüküm kurulmasına yer olmadığına dair … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/12/2019 tarihli ve 2018/581 esas, 2019/959 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16/02/2021 gün ve 2899-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/03/2021 gün ve 2021/28547 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçundan sanıklar … ve … haklarında yapılan yargılama sonunda, usulüne uygun iddianame düzenlenmeden kamu davası açıldığından bahisle hüküm kurulmasına yer olmadığına dair … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/12/2019 tarihli ve 2018/581 esas, 2019/959 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/1. maddesinde yer alan, “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 7. fıkrasında yer alan, “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.” şeklindeki düzenlemeler ile hüküm çeşitlerinin sayıldığı, somut olayda mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 5271 sayılı Kanun’un 223/1. maddesinde tahdidi olarak sayılan hüküm çeşitlerinden birisiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde,
Kabule göre de;
2-Başka suçtan … Açık Ceza İnfaz Kurumunda bulunan sanık … … ve … L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan diğer sanık …’ın duruşmadan bağışık tutulma talepleri bulunmadığı halde 17/12/2019 tarihli karar oturumunda hazır bulundurulmayarak yokluklarında hükümlülüklerine karar
verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 196. maddesi uyarınca duruşmadan bağışık tutulmaya yönelik isteği bulunmayan sanıkların duruşmada hazır edilmeksizin ya da ses ve görüntü bilişim sistemi (segbis) aracılığı ile savunmaları alınmaksızın yokluklarında, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle mahkumiyetlerine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan verilen 17/12/2019 tarihli ve 2018/581 E.- 2019/959 K. sayılı hükmü ile ilgili olarak verilen kararın kanun yararına bozma yasa yoluna geldiği ve Yüksek Yargıtay 13. Ceza Dairesince, 10.11.2020 tarihli ve 2020/10723 E. – 2020/11326 K. sayılı ilamı ile gelen talep dışında başka bir kanun yararına bozma sebebinin tespit edilmesi nedeniyle tespit edilen sebep hakkında da kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığı’na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine karar verildiği ve Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 03.11.2020 tarihli ve 245 sayılı kararıyla 13. Ceza Dairesinin kapatılarak dosyalarının Yüksek 6. Ceza Dairesine devredilmesi nedeniyle kanun yararına bozma yasa yoluna gelen mahkûmiyet hükmünü inceleme görevi 6. Ceza Dairesine ait olduğundan dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın Yüksek 6. Ceza Dairesine gönderilmesine, 22/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.