YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4085
KARAR NO : 2012/11241
KARAR TARİHİ : 27.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
… ile Hazine ve Karabent Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Kızıltepe Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 29.12.2011 gün ve 660/823 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava konusu taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında taşlık niteliğinde olması nedeniyle tescil harici bırakıldığını, vekil edeninin taşınmaz içindeki taşları teknik imkanları kullanarak temizleyerek ihya ettiğini, zilyetliğin 30 yıldır vekil edeninde bulunduğunu açıklayarak tahmini 90-100 dönüm civarındaki taşınmazın TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17.maddeleri uyarınca müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı Hazine, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı … tüzel kişiliğine dava dilekçesinin tebliğ edilmediği görülmüştür.
Mahkemece, davanın kabulüne, 07.12.2010 tarihli fen bilirkişileri raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen 18.548.78 m2’lik yer ile aynı rapora ekli krokide B harfi ile gösterilen 30.622.72 m2’lik yerin ve C harfi ile gösterilen 40.559.12 m2’lik taşınmazın ve D harfi ile gösterilen 6887.87 m2’lik taşınmazların son parsel numarası verilerek davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Hüküm süresi içerisinde Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 25.10.2010 tarihinde keşif yapılmıştır. Mahalli bilirkişiler dava konusu yerlerin 1960’lı yıllardaki kadastro çalışmalarında taşlık arazi olarak tescil harici bırakıldığını, davacının 1970 yılından itibaren 10 yıl boyunca taşları temizleyerek 1980 yılından itibaren taş temizleme işini bitirdiğini ve dava konusu taşınmazların tümünü ekip sürmeye başladığını, zilyetliğin 30 yılı aşkın süreden beri malik sıfatıyla devam ettiğini söylemiştir. Davacı tanıkları da aynı mealde açıklamalarda bulunmuşlardır. Fen bilirkişileri dosyada mevcut kroki ve raporunu ibraz etmişlerdir. Keşifte görevli zirai bilirkişi ve jeolog bilirkişinin müştereken düzenledikleri raporlarda taşınmazların altıncı sınıf arazi türünden olduğu, taşlılık oranının % 20-25 civarında görüldüğünü açıklamıştır. Açıklanan olgular tarafların ve mahkemenin kabulündedir. Uyuşmazlık kadastro çalışmalarında taşlık niteliğiyle tescil harici bırakılan yerin imar-ihya ve zilyetlikle iktisap edilip edilemeyeceğinde toplanmaktadır.
Bilindiği üzere ve kural olarak, taşlık niteliğiyle tescil harici bırakılan taşınmazların emek ve para sarfedilerek imar ve ihya işleminin tamamlanması, tamamlandığı tarihten itibaren en az 20 yıl süreyle davasız ve aralıksız olarak zilyet edilmesi gerekir. Somut olayda dinlenen mahalli bilirkişi ve davacı tanıkları bu mealde beyanda bulunmuş iseler de uzman bilirkişilerin müşterek raporları kapsamından dava konusu taşınmazların tamamının altıncı sınıf arazi olduğu bildirilmiştir. Öğreti ve uygulamada altıncı sınıf araziler tarım arazisi niteliğinde olmayan yerlerdir. Bu nedenle, takdiri delil niteliğindeki yerel bilirkişi ve tanık sözlerine itibar edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları tüm bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 27.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.