Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/4782 E. 2021/5193 K. 16.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4782
KARAR NO : 2021/5193
KARAR TARİHİ : 16.06.2021

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.03.2020 tarihli ve 2019/46 Esas, 2020/216 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez taraf vekillerinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili; taraflar arasında çekişme konusu dairenin satışı konusunda adi yazılı şekilde sözleşme yapıldığını, ancak davalı tarafça edimler yerine getirilmediğinden resmi devrin yapılmadığını, buna rağmen davalının işgalini sonlandırmadığını bildirerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisile karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; dairenin satışı konusunda anlaşma yapılıp bedelin ödendiğini, bu sebeple davanın reddi gerektiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece ilk olarak elatmanın önlenmesi talebinin kabulü ile, ecrimisile yönelik talebin reddine, karar kesinleştiğinde depo edilen 63.445 TL satış bedelinin davalıya ödenmesine karar verilmiş, davacı ve davalı tarafın istinaf yoluna başvurması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2.Hukuk Dairesi tarafından davalı tarafın istinaf başvurusu kabul edilerek davalı tarafça ödenen satış bedelinin denkleştirici adalet ilkesine göre depo edilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş olup; İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisilin reddi kararının kesinleşmesi sebebi ile bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, depo edilen 130.159 TL’nin karar kesinleştiğinde davalıya ödenmesine karar verilmiş; davacı ve davalı tarafın istinaf yoluna başvurması üzerine anılan Dairece tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davacı ve davalı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz yoluna başvurulmuştur.
Dava; elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
1.Davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre yerinde görülmemiştir.
2. Öncelikle belirtmek gerekir ki; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik verilen kaldırma kararları sonrasında, İlk Derece Mahkemesince verilen karardaki herhangi bir hususa değinilmemiş ya da bu hususun kaldırma sebebi yapılmamış olması, bu talebe yönelik verilen kararın kesinleştiği anlamına gelmez. Bu sebeple İlk Derece Mahkemesince, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kaldırma kararı sonrasında, ecrimisilin reddine yönelik kararın kesinleştiğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken, ecrimisil talebine yönelik olumlu veya olumsuz hüküm kurulması olmalıdır.
3. Hemen belirtilmelidir ki; Türk Medeni Kanunun 706,Türk Borçlar Kanunu 237. maddesi hükümleri uyarınca tapuda kayıtlı olan taşınmazların resmi şekilde yapılmayan satışlarına hukukça değer verilemez ve mülkiyetin naklinin sebebini teşkil edemez. Bu husus, kamu düzeniyle ilgilidir ve re’sen gözetilir.
Ne var ki, harici satış Türk Medeni Kanunu‘nun 994. maddesi hükmü uyarınca harici satış bedelinden kaynaklanan hapis hakkı niteliğinde kişisel hak bahşeder. YİBBGK 10.07.1940 tarih 2/77 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca haricen taşınmazı temlik eden kişi aldığı satış bedelini karşı tarafa ödemedikçe haricen satın alan kişinin taşınmazı terk etmesini isteyemez.
Açıklanan bu ilkeye göre tüm dosya kapsamı incelendiğinde her ne kadar Mahkemece satış bedeli denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplanarak depo kararı verilmiş ise de; UYAP sistemi üzerinde yapılan incelemede taraflar arasında Büyükçekmece 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016-542 Esasında yapılan yargılamada davacının eldeki davanın davalısı, davalının ise eldeki davanın davacısı olduğu, eldeki davada dava konusu taşınmaza ilişkin harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil terditli olarak da alacak isteminde bulunulduğu, tapu iptali ve tescil isteminin reddedilerek 63.645 TL alacak hakkında kabul kararı verildiği; ancak eldeki dosyada az yukarda anlatılan davanın değerlendirilmediği görülmüştür. Mahkemece yapılması gereken Büyükçekmece 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016-542 Esas sayılı dosyası da değerlendirilerek, mükerrer ödemeye mahal vermeyecek şekilde hüküm tesisi iken, eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, açıklanan sebeplerle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) ve (3) nolu bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulüne; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddi ile HMK’nin 371. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir suretin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 2.222,80 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 6.668,38 TL’nin davalıdan alınmasına, davacıdan peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 16.06.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.