Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/485 E. 2021/5241 K. 17.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/485
KARAR NO : 2021/5241
KARAR TARİHİ : 17.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün katılan … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacılar, Kadastro Mahkemesine ayrı ayrı verdikleri 26.05.1999 tarihli dava dilekçeleri ile dava konusu taşınmazları davalılardan satın ve devir aldıklarını ileri sürerek, davalılar adına yapılan tespitlerin iptaline ve taşınmazların adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar …, … ve … … davayı kabul ettiklerini bildirmişler; katılan … vekili ise vergi borçlarından kaçırmak ve yasa uyarınca yapılan takipleri sonuçsuz bırakmak maksadıyla davanın açıldığını savunarak, davanın reddini savunmuştur.
Aynı yer Kadastro Mahkemesinin 15.05.1999 tarihli ve 1999/24 – 81 sayılı ilamı ile davacı …’ün 153 ada 4 parsele yönelik açtığı davanın feragat nedeniyle reddine, diğer parseller hakkındaki davalarının ise görev yönünden reddine karar verilmiş; temyiz edilmeksizin kesinleştiği belirtilen görevsizlik kararı ile dosya Asliye Hukuk Mahkemesine aktarılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne karar verilmiş, katılan … vekilinin temyiz itirazı sonucu Dairemizin 21.04.2004 tarihli ve 2004/2032 Esas, 2004/3166 Karar sayılı ilamı ile hükmün “…Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli bulunmadığı, Hazine vekilinin katılma dilekçesinde ileri sürdüğü iddia ve olguların göz önünde tutularak delillerinin sorulması, göstereceği delillerin yöntemine uygun bir biçimde toplanıp ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerektiği…” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamı uyarınca yapılan yargılama sonunda “tüm parsellerle ilgili davaların askı ilan süresi içerisinde açıldığı, Kadastro Mahkemesince sonradan birleştirilerek verilen görevsizlik kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği, 3402 sayılı Yasa’nın 26. maddesi “B” bendi uyarınca görevin anılan mahkemede olduğu belirtilerek” görevsizlik kararı verilmiş, katılan … vekilinin temyiz itirazı sonucu Dairemizin 05.05.2011 tarihli ve 2010/5937 Esas, 2011/2712 Karar sayılı ilamı ile hüküm “…Davacı yanın iddiası tespitten sonraki hakka dayanmaktadır. 3402 sayılı Yasa’nın 25/son maddesi uyarınca kadastro tutanağının düzenlenmesi gününden, tutanak daha sonra tamamlanmış ve düzeltilmiş ise, bu tescilden sonra dayanan hak ve istekler Kadastro Mahkemesinin görevi dışındadır. Ancak bu Yasanın 26 ve 40. maddeleri hükümleri saklıdır. Yasa’nın 40. maddesinde, öncesi tapulu olan yerlerin tespitten sonra kayden satılması ve buna göre tutanağın düzeltilmesi halinde bu dönem için Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu düzenlenmiştir. 26. maddesi ise zaman bakımından görevi düzenler. Askı ilanı süresi içinde açılan davalarda Kadastro Mahkemesi görevli ise de, bu hakkın tespitten önceki hak olması zorunlu bulunduğuna ve davacılar tespitten sonraki hukuki sebeplere dayanarak dava açtıklarına göre uyuşmazlığa bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine aittir. Bu yön gözönünde tutularak uyuşmazlığın esasına girilmek suretiyle iddia ve savunma çerçevesinde taraf delilleri toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir…” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamı uyarınca yapılan yargılama sonunda katılan Hazinenin mal kaçırma iddiasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar katılan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre katılan … vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Ancak dava konusu taşınmazlardan 154 ada 4 parsel sayılı taşınmazın, karar tarihinden önce toplulaştırma işlemi nedeniyle paydaşları değişmeksizin 315 ada 21 parsele revizyon görmesine karşılık, mahkemece oluşan yeni ada ve parsel numarası dikkate alınmaksızın eski parsel üzerinden karar verilmesi hatalı ise de,bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK’un 438/7 (HMK mad. 370) maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2 nolu bentte yazılı nedenlerle hükmün 3. bendindeki “154 ada 4” ifadesinin çıkarılarak yerine “315 ada 21” ifadesinin eklenmesine, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. Fıkrası (HMK’nin 304. maddesi) gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, katılan … vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
17.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.