Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/767 E. 2021/5283 K. 21.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/767
KARAR NO : 2021/5283
KARAR TARİHİ : 21.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ(Asıl Dava) : Menfi Tespit

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davalı-birleşen dosyada davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin cami imamı olarak cami derneği tarafından yaptırılan 442 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan lojmanda ikamet ettiğini, davalı … Müdürlüğünün davacıya ecrimisil ihbarnamesi gönderdiğini, ecrimisil ödemek zorunda olmadığının tespitini ve 403 ada 62 parsel üzerinde bulunan dairelerden cami imamı ve müezzini için tahsis yapılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu 442 ada 1 parsel sayılı taşınmazın Ali Bey Vakfı’na ait olup davacının işgalinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, birleşen davada ise 01.05.2007-30.04.2012 tarihleri için ecrimisil talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, asıl davada menfi tespit talebi yönünden davanın reddine, tahsis talebi yönünden husumet yokluğundan davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, tahsise yönelik talebin husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığını, birleşen davada davacının tahsis kararı nedeniyle dava konusu taşınmazda ikamet ettiğine ilişkin savunması üzerinde durulmadığını belirterek kararı bozmuş, bozmaya uyan mahkemece, asıl davada menfi tespit talebi yönünden davanın reddine, tahsis talebi yönünden husumet yokluğundan davanın reddine, birleşen davanın reddine dair verilen karar, davalı-birleşen dosyada davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Asıl dava, menfi tespit ve tahsis talebine; birleşen dava ise, ecrimisil talebine ilişkindir.
Somut olayda, ecrimisil talep edilen dava konusu 442 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, ahşap ev vasfıyla, Çerkezzade İsmail Bey Oğlu Ali Bey Vakfı adına kayıtlı olup, davalı kurum tarafından idare edilmektedir. Davacı komşu parselde bulunan caminin imamı olması ve müftülüğün tahsisi nedeniyle dava konusu yerde ikamet ettiğini belirtmiş, müftülüğe tahsis olup olmadığına dair yazılan müzekkere cevabında, dava konusu yerin uzun zamandır cami görevlilerinin ikameti için kullanıldığı belirtilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan belgelere göre; dava konusu taşınmaz hakkında meşruta kaydı bulunmayıp, hayrat siciline kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Birleşen dosya davalısının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının olmadığı, davalı-birleşen dosya davacısı kurum dışında başka bir kurum tarafından kendisine tahsis edilemeyeceği de açıktır.
Hal böyle olunca, birleşen dosya davacısının mülkiyet hakkına üstünlük tanınarak, 3. kişi konumunda olan davacı-birleşen dosya davalısı hakkında, 01.05.2007 tarihinden birleşen dosya dava tarihine kadar talep edilen ecrimisil hakkında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı-birleşen dosyada davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 21.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.