YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1937
KARAR NO : 2021/5382
KARAR TARİHİ : 23.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili; dava konusu yerin vekil edenine ait olmasına rağmen davalı … tarafından pazar yeri olarak kullanıldığını bildirerek 2003-2010 yılları arası dönem için ecrimisile karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; zamanaşımı def’inde bulunarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; ecrimisil istemine ilişkindir.
Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler .
Hemen belirtelim ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve 6100 sayılı HMK’nin 266. vd. maddelerine uygun olmalıdır.
Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.
İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir.
Somut olayda; her ne kadar Mahkemece ecrimisil talep edilen dönemlerde, taşınmazın yılın tamamında pazar yeri olarak kullanıldığı kabulü ile karar verilmiş ise de; ecrimisil davalarında ispat külfetinin davacıda olup, davacı tanıklarının anlatımlarından davalı belediyenin çekişme konusu taşınmazı pazar yeri olarak kullandığı anlaşılsa da, bu kullanımın yılın tamamında mı yoksa belirli aylarında mı olup olmadığı hususunun netleştirilmediği, dosya içerisinde mevcut Erdemli Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/67 Esas sayılı tespit dosyasında yer alan davalı … ile dava dışı gerçek kişiler arasında imzalanan 24.09.2008 tarihli kira sözleşmesinin ve bu sözleşmenin gerçekliğinin değerlendirilmediği; bundan ayrı, davalının süresinde sunduğu cevap dilekçesinde zamanaşımı def’inde bulunduğu, ancak bu hususun da Mahkemece dikkate alınmadığı; son olarak, dosya içerisindeki 22.01.2014 tarihli kök ve 12.01.2016 tarihli ek hesap raporunun az yukarda açıklanan Dairemiz ilkelerine uygun olmadığı belirlenmiş, tüm bu sebeplerle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.