Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/18021 E. 2012/24137 K. 15.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18021
KARAR NO : 2012/24137
KARAR TARİHİ : 15.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Temyiz etmeyen sanık … hakkında 23.12.2004 tarihli karar ile suç eşyasını satın almak suçundan beraat kararı verildiği, sanık …’ın temyiz yoluna başvurmayarak hakkındaki beraat hükmünün kesinleştiği, bu karara karşı aynı davada sanık olan …. ve … müdafiilerinin temyiz yoluna başvurduğu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bu sanıklar yönünden yeni yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle dosyayı mahkemesine iade etmesi üzerine, yeniden yapılan yargılamada sanık …’ın da yargılama sürecine dahil edilerek 22.07.2010 tarihli karar ile hırsızlık suçundan 1 yıl 2 ay hapis cezası verildiği, sanık …’a yapılan tebligata rağmen sanığın temyiz yoluna başvurmadığından hakkındaki hükmün kesinleştirilmesinin yapıldığı anlaşılmıştır. Sanık … hakkında verilen 23.12.2004 tarihli beraat hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiği halde sanığın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yeni yasa iadesi sonrası tekrar yargılama sürecine dahil edilerek verilen mahkumiyet kararının yok hükmünde olduğunun infaz aşamasında gözetilmesinin olanaklı olduğu görülmüş olmakla; sanıklar …ile … müdafiilerinin yaptığı temyiz istemine hasren yapılan incelemede:
I-Sanık … hakkında müştekiler …, …, …, … ve …’ya yönelik eylemleri nedeniyle hakkında kurulan hüküm ile sanık … … hakkında müştekiler …, …, … ve …’ya yönelik eylemleri nedeniyle hakkında kurulan hükmün temyiz incelenmesinde:
Sanıkların müştekiler …, … ve …’nın araçlarının kilitli olmayan bagaj ve kapılarını açarak ve müşteki …’ün kamyonunun sol alt kısmından akülerini vidalarından sökmek suretiyle hırsızlıkları gerçekleştirdiklerinin anlaşılması karşısında; sanıklara yüklenen hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın, türü ve süresine göre 765 sayılı TCY’nın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli zamanaşımına bağlı olup sanıkların ilk hükümlülüklerine karar verildiği 23.12.2004 tarihinden (sanık …’un müşteki Muammer Dağbakar’a karşı işlediği hırsızlık suçundan sorgu tarihi olan 06.05.2003 tarihinden) hüküm tarihine kadar zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmadan bu sürenin geçtiğinin gözetilmemesi,
Sanık …’un müşteki …’e yönelik eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 31/3. maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde belirtilen 5 yıl 4 aylık genel dava zamanaşımının, ilk hükümlülüğüne karar verildiği 23.12.2004 tarihinden hüküm tarihine kadar zamanaşımını kesen herhangi bir işlem yapılmadan bu sürenin geçtiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ile …. müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
II-Sanık … … hakkında müştekiler … ile …’a yönelik eylemleri nedeniyle hakkında kurulan hükmün temyiz incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık … …’nin müşteki …’in aracının kilitli kapısını açmak suretiyle eyleminin gerçekleştirdiği ve yine müşteki …’ın da aracının kilitli kapısını açmak suretiyle hırsızlığa teşebbüs ettiğinin anlaşılması karşısında; 765 Sayılı TCK’nın 493/1. maddesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanığın her bir müştekiye yönelik eyleminin ayrı ayrı suç teşkil ettiği düşünülmeden 765 sayılı TCK’nın 80. maddesi gereğince uygulama yapılması,
3-23.12.2004 tarihli hükmün sanık müdafiinin temyizi üzerine bozulmasına karşın, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza açısından kazanılmış hakkın korunması gerektiği gözetilmeyerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
4-Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5-Sanık … …’nin arkadaşı … ile birlikte müşteki …’in aracından çaldıkları 2 twitter ile yakalandıktan sonra çaldıkları 3 kolonu sakladıkları yeri göstererek iadeyi sağladığının anlaşılması karşısında ; 765 sayılı TCK’nın 523. maddesinin tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 15.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.