Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/4528 E. 2021/4968 K. 10.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4528
KARAR NO : 2021/4968
KARAR TARİHİ : 10.06.2021

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Çal Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Çal Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.10.2018 tarihli ve 2017/239 Esas, 2018/231 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, davalı ile müvekkilinin kardeş olduğunu, davalının 2003-2004 yılında şaraphane yaparken ekonomik sıkıntıya düşünce 107 ada, 9 parselde kayıtlı taşınmazı 22.000 … karşılığında, ellerinde bulunmayan haricen tanzim edilmiş adi senetle müvekkiline sattığını ve parasını aldığını, müvekkilinin taşınmazı satın aldıktan sonra tek katlı haldeki taşınmaz üzerine 2. katı inşa ettiğini ve 27.000 … harcadığını ileri sürerek taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili adına tescilini, aksi halde davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açan 49.000 …’nun dava tarihindeki resmi kur üzerinden TL karşılığı olan 200.900,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesince istinaf talebi esastan reddedilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel tazmini isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 107 ada 9 parsel sayılı, 499 metrekare alanlı, arsa vasıflı taşınmazın 30.04.2012 tarihinde satış işlemi ile davalı adına kayıtlı olduğu, mahkemece adi satış senedi ile satın alındığı iddia edilen dava konusu taşınmazın satışı ve yapılan masraflar davacı tarafça ispatlanamadığından davanın reddine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince de taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığından davacı tarafın yargılama sırasında dilekçesinde bahsetmiş olduğu harici yazılı sözleşmenin dosyaya sunulmamış olması, davacı tarafın evin üst katı için yapmış olduğu 27.000 … masraf için de herhangi bir belge ve kime ne kadar ödeme de bulunduğu hususunda dosyaya yazılı delil sunamadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davacı yanın istinaf başvurusunun esastan reddedildiği sabittir.
Somut olayda, dava konusu taşınmaz 27.04.2012 tarihinde… adına kayıtlı iken 30.04.2012 tarihinde satış işlemi ile tamamı davalı adına tescil edilmiştir. Davalı yan 2003-2004 tarihinde kardeşi olan davacıdan dava konusu taşınmazı haricen satın aldığı iddiasında bulunmakta olup iddiasında belirttiği senedi ve satış bedelini davalıya ödediğini usul hükümlerine göre de yazılı belgeyle kanıtlayamamış olduğundan, satış bedelinin tahsiline ve tapu iptali tescile ilişkin davanın reddinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Davalı, davacıdan satın aldığı tarihten sonra zemin kat üstünde bulunan 1. katı kendisinin yaptığını ileri sürmüş olup bedel tahsilini istemiştir. Hukuki nitelendirme yanında maddi olgu olan 1.katın inşaatının yapımı tanık dahil her türlü delille ispatlanabilir. Her ne kadar davalı taşınmazı tapudan almışsa da taşınmazın niteliği arsa olması nedeniyle tapuya güven ilkesi mevcudiyetiyle, davacının zemin üstü 1. katı kendisinin yaptığının ispatıyla beraber davalının bunu bilerek satın aldığını ispatı da gerekmektedir.
Görgüye dayalı bilgisi olan davacı tanıklarından …: “Davacı kaynım,davalı ise baldızım olur.Benim taraflar ile aramda herhangi bir husumetim yoktur. 2003-2004 yıllarında davalı, davacıya 22.000 … karşılığında dava konusu taşınmazın 1.katını satmıştır.Ben para alışverişini bilmiyorum.Ancak taraflar bana paranın davacıdan, davalıya ödendiğini söylemişlerdi. Davalıya, davacının sana borcu var mı diye sorduğumda, davalı bana “davacının kendisine borcu olmadığını” söylemişti. Ancak davalı, davacıya tapu kaydını devretmemiştir. Ben davalıya tapu kaydını davacıya devretmesi için söylediğimde davalı bana tapu kaydını devretmeyeceğini söylüyordu. Sebebini sorduğumda ise davalı sessiz kalıyordu.2006 yılında dava konusu taşınmazın 2. katı yapılmaya başlamıştı. 2. katın malzemelerinin parasını davacı, tarafların annesine yurt dışından gönderirdi. Muris Şermin (tarafların annesi) parayı bana verirdi. Bende inşaat malzemelerini bu para ile alırdım. Ben kendim nakliyeci olduğum için inşaat malzemelerini kendim alır, getirirdim.Benim dışımda taşınmazın 2 .katı için inşaat malzemesi veya ustalara parayı veren başkası yoktu. Taşınmazın 2. Katında davacının eşyaları vardır. 1. katı kiraya verilmeye devam ederdi.” şeklinde beyanda bulunmuş, yine davacı tanıklarından Nurcan Şenkaya: “Davacı kardeşim, davalı ise ablam olur. Benim taraflar ile aramda herhangi bir husumetim yoktur. Davalı , davacıya 2003-2004 yıllarında dava konusu evi 22.000 Euroya satmıştır.benim satıştan duyduğum ailece toplandığımız bir zamanda davacının kendi taşınmazı 22.000 Euroya aldım. Davalının da ben bu taşınmazı 22.000 Euroya davacıya sattım beyanından dolayı biliyorum. Bu satış davalı, davacı ve muris Şermin arasında yapılmıştır. Taşınmazın satıldığı zaman dava konusu taşınmaz parsellere ayrılmamıştı. Bir süre sonra parseli ayrıldı. Ancak davalı, davacıya tapu kaydını devretmemiştir. Neden devretmediğini bilmiyorum. Dava konusu taşınmazın 2. katı davacının muris Şermin’e göndermiş olduğu paralar ile yapılmıştır. Davacı murise banka kanalı ile … gönderirdi. Bende bu parayı sarrafdan türk parasına çevirirdim. Ardından ustalara ve inşaat malzemeleri için ödenecek yerlere parayı eşim ile beraber öderdik. Toplam kaç … gönderildiğini şu anda hatırlamıyorum. Davalı, taşınmazı sattıktan sonra davacıya sürekli tapu kaydını devredeceğim diye oyalamıştır. Ancak tapu kaydını devretmemiştir. Taşınmazın 2.katı yapıldıktan sonra davacı yaz tatillerinde köye geldiğinde bu katta dururdu. Satın aldıktan sonra 1.katını kiraya vermiştir.Kira paralarını muris Şermin davacı adına biriktirip davacıya verirdi.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Buna göre söz konusu muhdesatı davacının yaptığının kabulü gerekir, Diğer yandan davacının kardeşi olan davalının ise muhdesatı davacının yaptığını bildiği yada bilmesi gerektiği hayatın olağan akışı gereğidir. Tüm bu açıklamalar karşısında davacının zemin üstü 1.kata dair bedel tahsiline ilişkin talebi hakkında toplanacak delillere göre karar verilmesi gerekirken usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HMK’nin 373/1.maddesi gereği kararın bir örneğinin Antalya Bölge Adliye Mahkemesi (1.) Hukuk Dairesine, dosyanın ise İlk Derece Mahkemesi Çal Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.