YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4366
KARAR NO : 2021/4795
KARAR TARİHİ : 07.06.2021
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Çorlu 1. Aile Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Çorlu 1. Aile Mahkemesinin 20.02.2018 tarihli ve 2013/780 Esas, 2018/116 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … vekili, evlilik birliği içinde davalı kadın adına edinilen mesken, araç ve dershane hissesi bulunduğunu, meskenin mal kaçırmak amacıyla davalı tarafça boşanma davası öncesi devredildiğini açıklayarak, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL alacağın faiziyle tahsilini talep etmiştir. Davacı vekilince 20. celsede araç ve dershane hissesine yönelik taleplerin atiye terk ettikleri bildirilmiştir.
Davalı …, davacının katkısının bulunmadığı, malvarlığının kişisel mal olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile, dava konusu 1 nolu daire için 10.000,00 TL katkı alacağının davanın açıldığı harcın yatırılma tarihi olan 03.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı vekilinin araç ile dil kursuna ilişkin taleplerinden vazgeçmesi nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davacı vekili ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvuruları Bölge Adliye Mahkemesince yerinde görülmeyerek 6100 sayılı HMK’nin 353/(1)-b.1 maddesi hükmü uyarınca esastan reddedilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dosya kapsamı incelendiğinde; tasfiyeye konu edilen 1 nolu meskenin bedeli ödenerek satın alma tarihinin 18.06.2001 olduğu sabit olup, mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanacağından (4721 s.lı TMK mad. 179), mahkemece davacı lehine katkı payı alacağı hükümlerine göre değerlendirme yapılması yerinde olmuş ise de, katkı payı alacağı hesaplamasında hükme esas alınan rapor incelendiğinde Daire’nin yerleşik ilke ve esaslarına uygun düşmediği, yapılan araştırma ve incelemenin hesaplamaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu 1 nolu meskenin 55.500,00 TL’ye peşin alındığı, bu paranın bir kısmında davalı kadının babasından kalan (dava dışı 631 ada 16 parsel) mesken satımından gelen para ile davalı kadın adına evlilik birliği içinde edinilen (dava dışı 684 ada 231 parsel) meskenin satımından gelen paranın kullanıldığı ihtilafsızdır. Buna rağmen hesaplama yapılmadan evvel dava dışı meskenlerin satış tarihi itibariyle değerleri belirlenmemiştir. Bununla birlikte, evlilik birliği içinde edinilip satılan (dava dışı 684 ada 231 parsel) mesken yönünden tarafların her ikisinin de evlilik birliği içinde öğretmen olarak çalıştıkları, sürekli ve düzenli gelirleri bulunduğu dikkate alınarak, her ikisinin de bu taşınmazdan gelen para üzerinde katkı oranları bulunacağı gözetilmeksizin, bu taşınmaz satışından gelen paranın tamamı davalı kadının kişisel malı olarak kabul edilmiştir. Davalı kadının emekli ikramiyesi kullanıldığı yönündeki savunması üzerinde de gereği gibi durulmadan doğrudan emekli ikramiyesinin mesken alımında kullanıldığının kabulüyle hesap yapılmıştır.
Mahkemece öncelikle, dava dışı meskenlerin satım tarihleri itibariyle değeri tespit edilmelidir. Dava dışı 684 ada 231 parsel sayılı mesken satımından gelen parada tarafların katkılarının tespiti için öncelikle çalıştıkları kurumlar taraftan sorulup öğrenilerek, gelir evraklarının yöntemince araştırılıp ilgili kurumlardan temin edilmeye çalışılması, temin edilemiyorsa ilgili meslek kuruluşlarından ve/veya bilirkişilerden yaklaşık gelir durumu sorulup öğrenilerek evlilik tarihinden meskenin edinildiği tarihe kadar ki taraf gelirlerinin bulunması, her bir eşin alışkanlıkları, ekonomik ve sosyal statüleri gözetilerek, kişisel harcamaları ile ayrıca kocanın 743 sayılı TKM’nin 152. maddesi gereğince evi geçindirme yükümlülüğü nedeniyle yapabileceği harcama, eşlerin kendi gelirlerinden düşülerek sonucunda tarafların tasarruf edebilecekleri kısım bulunup, toplam tasarruf içerisinde her bir eşin katkı oranı bulunduktan sonra bu oran ile 684 ada 231 parsel sayılı meskenin satımından ele geçen miktar içinde davacı erkeğin katkı oranı karşılığı bulunup bu miktarın dava konusu 1 nolu mesken alımı yönünden davacının kişisel malı olarak hesaplamada gözetilmesi gerekecektir. Emekli ikramiyesi yönünden de davalı kadının hak kazandığı tarih, paranın yatırılıp çekilmesine dair evrakların sunulması için ispat yükümlülüğü bulunan davalı tarafa imkan ve süre verilmeli, sonucuna göre emekli ikramiyesinin 1 nolu mesken alımında kullanılıp kullanılmadığı netleştirilmelidir. Açıklanan değer tespitleri ve araştırma yapıldıktan sonra dava konusu mesken alımında eksik kalan meblağ varsa gelirler ile karşılandığı kabul edilerek yine yukarıda açıklanan ilke ve esaslara göre tarafların gelirleri üzerinden bulunacak katkı oranları üzerinden değerlendirme yapılmalıdır.
Açıklanan eksiklik ve hatalar giderildikten sonra ulaşılacak sonuç dairesinde davacının katkı payı alacağı isteği hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 373/1 maddesi uyarınca kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.