Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/15201 E. 2021/3717 K. 28.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15201
KARAR NO : 2021/3717
KARAR TARİHİ : 28.06.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekilince de duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 23.06.2021 Çarşamba günü davacı vekili Av. Büşra Akalan ve davalı vekili Av. Hakan Arkan geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili; davacıya ait olup davalı nezdinde kasko sigorta poliçesiyle sigortalı olan aracın yaptığı kazada hasar gördüğünü, davalının ödeme yapmaması nedeniyle aracın davacı tarafından tamir ettirilmesi halinde KDV bedellerinin de belirlenmesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 173.029,47 TL’nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; hasar dosyasında aldıkları eksper raporu ile hasar bedelinin 25.000,00 TL. olarak belirlendiğini, davacı isteminin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; davanın kısmen kabulü ile 49.864,68 TL. hasar bedelinin 19.05.2019 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karara davacı vekili ve davalı vekilinin yaptığı itiraz da İtiraz Hakem Heyeti tarafından reddedilmiş; karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine; özellikle, sigortalı aracı hasar gören davacının hasar onarımını davalının belirlediği anlaşmalı serviste yaptırma zorunluluğu bulunmadığından, sigorta sözleşmesindeki “servis muafiyet uygulamaları” başlıklı özel şarta göre zarar hesabı yapılmasına ilişkin temyiz itirazlarının yerinde görülmemesine; davalının temerrüt tarihinin Kasko Sigortası Genel Şartları ile TTK hükümlerine uygun biçimde belirlenmiş ve temerrüt faizinin de davalı yararına olacak biçimde yasal faiz olarak hüküm altına alınmış olmasına; davacı için nispi tam vekalet ücretine karar verildiği halde, bu husus itiraza konu edilmediği ve davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan, bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının yerinde görülmemesine göre, davalı vekilinin diğer tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta poliçesi gereği tazminat istemine ilişkindir.
Davaya konu edilen kazada sigortalı aracın sağ ön yan kısımları ile yön levhasına ve daha sonra başka bir araca ve ağaca çarptıktan sonra orta refüje çıkarak durabildiği, kaza tespit tutanağı ile saptanmıştır. Davalıya yapılan hasar ihbarı üzerine görevlendirilen eksper tarafından, araç üzerinde inceleme de yapılarak düzenlenen 15.03.2019 tarihli raporla hasar onarım bedeli 173.029,40 TL, davalının başka bir eksperden aldığı raporla 25.000,00 TL. olarak hesap edilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından alınan 19.08.2019 ve 13.10.2019 tarihli iki farklı bilirkişi raporunda ise, hasar onarım bedeli 49.864,68 TL. olarak hesap edilmiş; birbiriyle uyumlu olduğu için bu raporlarla belirlenen miktara hükmedilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1409. maddesinin 1. fıkrası gereği sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan gerçek zararı gidermekle yükümlüdür. Davaya konu kasko poliçesindeki çarpma- çarpışma rizikosunun gerçekleşmesi nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasarın nitelik ve niceliğinin belirlenmesi, özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden HMK’nın 266. maddesi gereği gerçek zararın belirlenmesi için rapor alınması, alınmış raporlar arasında çelişki bulunması halinde ise bu çelişkilerin giderilmesi gerekeceği açıktır.
Hakem Heyeti tarafından karara esas kabul edilen bilirkişi raporları düzenlenirken inceleme araca ait fotoğraflar üzerinden yapılmış olup, fotoğraflardan anlaşılabilen hasarlı parçalar için hesap yapıldığı raporlarda açıkça ifade edilmiş; araç alt aksamının hasar gördüğüne ilişkin iddianın ispatı için davacının onarım faturası sunmamış olması nedeniyle hesaplamada bu kısma ait hasarların dikkate alınmadığı belirtilmiştir. Davaya konu edilen kazanın oluş biçimine göre aracın hasar görmesi muhtemel kısımlarının hasar belirlemesinde dikkate alınması ve araç üzerinde inceleme yapılarak düzenlenen 15.03.2019 tarihli eksper raporunda hasarlı olduğu tespit edilen araç aksamı da dikkate alınarak hasar belirlemesinin gerekeceği üzerinde durulmamıştır. Anılan bilirkişi raporları yetersiz olduğu gibi, eksper raporlarıyla da çelişkili olduğundan, gerçek zararın belirlenmesi bakımından yapılan araştırma yetersizdir.
Açıklanan nedenlerle; davalının sorumlu olacağı gerçek zarar miktarının saptanması bakımından, İTÜ Otomotiv Bölümü’nde görevli 3 kişilik bilirkişi heyetinden, araç tamirinin yaptırılmamış olması halinde gerektiğinde araç üzerinde inceleme de yapılmak suretiyle, dosya kapsamında yer alan ve yukarıda bahsedilen tüm eksper ve bilirkişi raporlarını irdeleyen, davaya konu kazanın oluş biçimine göre hasar görmesi kaçınılmaz olan araç parçaları ile bu hasarların onarımı için gerekli parça ve işçilik bedellerinin belirlenmesi, hasar onarım bedeline göre tamirin ekonomik olup olmadığı ve tamirin ekonomik olmadığının tespiti halinde araç sovtaj bedeli ile kazadan önceki rayiç bedelinin belirlenip gerçek zarar tutarının hesap edilmesi konularında rapor alınıp, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporları benimsenerek eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA; dosyanın, hakem dosyasının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne GÖNDERİLMESİNE; 3.050,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, 3.050,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ve davacıya geri verilmesine 28/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.