YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2480
KARAR NO : 2021/3715
KARAR TARİHİ : 28.06.2021
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12.Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kısmen kabulüne ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile davanın kısmen kabulü üzerine davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun kararın kesin olması nedeniyle reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın davacının yolcu olarak bulunduğu araca çarpmasıyla oluşan kazada yaralanan davacının % 13 oranında malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 16.000,00 TL’nin kaza tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslahla taleplerini 40.920,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; maluliyet tespitinin hatalı yapıldığını, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirtilerek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; davanın kısmen kabulü ile 34.239,00 TL. sürekli işgücü kaybı ve 2.424,99 TL. geçici işgöremezlik tazminatı olmak üzere 36.663,99 TL’nin 14.08.2019 tarihinden; 401,00 TL. bakıcı gideri ve 1.200,00 TL. rapor ücretinden oluşan 1.601,00 TL’nin ise 16.05.2019 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla isteğin reddine dair verilen karara, davacı vekili ve davalı vekilinin itirazı üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davalı vekilinin itirazının reddine, davacı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile UHH kararının kaldırılmasına; davanın kısmen kabulü ile 34.239,00 TL. sürekli işgücü kaybı ve 5.079,99 TL. geçici işgöremezlik tazminatı olmak üzere 39.318,99 TL’nin ve 401,00 TL. bakıcı gideri ile 1.200,00 TL. rapor ücretinden oluşan 1.601,00 TL’nin 16.05.2019 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf Mahkemesi tarafından; hükmedilen miktarın 40.000,00 TL. olması nedeniyle istinaf başvurusunun kesinlik nedeniyle reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 19.06.2020 tarih, 2019/4-2019/1 sayılı kararı ile 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesi ile kurulan sigorta tahkim komisyonu itiraz hakem heyetinin bölge adliye mahkemelerinin faaliyete başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra itiraz üzerine verilen kararlarının temyiz kanun yoluna tabi olduğu kararlaştırıldığından, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’nin 15.01.2020 tarih, 2019/3777 E.- 2020/2 K. sayılı kararı ve 26.02.2020 tarihli ek kararı kaldırılmak suretiyle, davalı vekilinin İtiraz Hakem Heyeti kararına yönelik temyiz isteminin incelenmesi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine; özellikle, davacının maluliyet oranını kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik ve ekindeki cetvellere göre belirleyen uzman bilirkişi heyeti raporunun karara esas alınmasında ve davalı temerrüt tarihinin tespitinde bir usulsüzlük görülmemesine; kazadaki yaralanmaya bağlı geçici işgöremezlik zararı ile geçici bakıcı gideri zararının ZMSS teminatı kapsamında olduğuna ilişkin kabulde bir isabetsizlik görülmemesine; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1426/1. maddesi gereği, zararın kapsamının belirlenmesi için davacı tarafından yapılan makul gider kapsamındaki rapor ücretinden davalı sigortacının sorumlu olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı taraf, davacının emniyet kemeri takmayıp zararın doğmasına veye artmasına neden olduğunu, müterafik kusurlu sayılması gerektiğini savunmuş; İtiraz Hakem Heyeti tarafından, emniyet kemeri ile ilgili somut delil bulunmadığı gerekçesiyle, davalı yanın bu savunmasına itibar edilmemiştir.
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur, Borçlar Kanunu’nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılması da gerekebilecektir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78. maddesinde “belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur… kullanma ve yolların özelliği gözetilerek hangi tip araçlarda sürücülerinin ve yolcularının şehiriçi ve şehirlerarası yollarda hangi şartlarda hangi koruyucu tertibatı kullanacakları ve koruyucuların nitelikleri ve nicelikleri ile emniyet kemerlerinin hangi araçlarda hangi tarihten itibaren kullanılacağı yönetmelikte belirtilir” düzenlemesi yapılmıştır.
Koruyucu tertibatlar bakımından yollama yapılan Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150/2-b maddesinde “M1 sınıfı otomobillerin… bütün koltuklarında bu Yönetmeliğin ekinde yer alan (1) sayılı cetvelde yer alan emniyet kemerinin bulundurulması ve kullanılması zorunludur” düzenlemesine ve aynı yönetmeliğin 150/3. maddesinde “bu Yönetmelik hükümlerine göre 1995 yılı itibariyle ülkemizde imali yapılan veya yurt dışından ithaline izin verilen M1 sınıfı araçların arka koltuklarında emniyet kemeri bulundurulması ve kullanılması mecburidir” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; davacının yolcu olarak bulunduğu 2016 model otomobilin arka koltuğunda oturduğu kaza tespit tutanağı ile tespit edilmiş ve davacının kollukta alınan beyanında da bu husus ifade edilmiştir. Davacı kollukta alınan ifadesinde, aracın arka koltuğunda oturduğunu ve kaza anında araç içinde savrulduğunu beyan etmiş olup; davacının kazada oluşan yaralanmasının L4 ve L5 kemik kırığı olduğu, maluliyetinin de bu kırıklar nedeniyle kalan hareket kısıtlılığına ilişkin olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Açıklanan vakıalar karşısında İtiraz Hakem Heyeti’nce; KTK’nun 78. maddesi ve Karayollari Trafik Yönetmeliği’nin anılan hükümleri gereği kullanılması gereken emniyet kemerinin takılması halinde de, kaza nedeniyle oluşan maluliyetin (omurga kırığından kalan hareket kısıtlılıkları) oluşup oluşmayacağı ve emniyet kemeri takılmayışı ile oluşan maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda uzman doktor bilirkişi heyetinden rapor alınması; koruyucu ekipmanın takılmadığı ve bu durumun maluliyetle illiyeti bulunduğunun saptanması halinde, BK’nın 52. maddesi uyarınca tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
4-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5’i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’nin 15.01.2020 tarih, 2019/3777 E.- 2020/2 K. sayılı kararı ve 26.02.2020 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA; dosyanın hakem kararının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne GÖNDERİLMESİNE; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 28/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.