Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2020/2674 E. 2021/13149 K. 06.07.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2674
KARAR NO : 2021/13149
KARAR TARİHİ : 06.07.2021

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine, temyiz talebinin reddine
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar Mustafa Çiftçi, … müdafiileri

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık … müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksul kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığı buna karşılık sanık … hakkında hükmedilen cezanın temyizinin mümkün olduğunun anlaşılması karşısında temyiz isteminin reddine dair 26.06.2019 tarihli ek kararın kaldırılması suretiyle yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. Maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin katılanın markete rızası ile geldiğine, dilediği zaman çıkabilecek durumda olduğuna, sanığın katılana fiziki bir müdahalesinin bulunmadığına, diğer sanığa talimat vermediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Oluş ve dosya içeriğine göre, olay tarihinde katılanın birden fazka kişi tarafından silahla hürriyetinden yoksun kılınması şeklinde gerçekleşen olayda, sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada CMK’nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanık hakkında kurulan hükümde ileri sürülen temyiz sebebi yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN ONANMASINA, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
III- Sanıklar Mustafa Çifçi ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksul kılma suçundan kurulan hükümlerinin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık … müdafiinin temyiz isteminin sanık ile katılan arasında dekorasyon yapılması konusunda anlaşma olduğuna, müvekkilinin katılana gerekli tüm meblağı ödediğine, buna karşılık katılanın taahhüt ettiği işleri yerine getirmediğine, katılandan para alındığına ya da senet imzalattrıldığına dair delil bulunmadığına, katılanın müvekkili ile olan hukuki lacak ilişkisini kullanmak suretiyle parasının yağmalandığını ve zorla senet imza ettirildiğini iddia ettiği, yağma suçuna ilişkin delil bulunmadığına,sanık … Çifçi müdafiinin temyiz isteminin özetle katılana vuran kişinin müvekkili olmadığına bu husustaki hatanın bilirkişi raporunda düzeltildiğine, katılandan para alınmasına ya da senet imza ettirilmesine yönelik delil bulunmadığına, senedin ortada bulunmadığına, katılanın talebi üzeirne fatura kesimi üzerine görüşülmek için buluştuklarına ,müvekkili aleyhine delil bulunmadığına yönelik olduğu belirlenerek anılan sebebe yönelik yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık …’in katılanla ticari ilişkisi olduğunu, katılanın borcunun bulunduğunun belirtilmesi ve ayrıca katılanın ifadesinde sanıkların kendisine iş yaptıkları birini aratıp borç bende şeklinde beyanda bulunmasını istediklerini belirtmiş olması karşısında mümkün olması halinde görüşülen kişinin tanık sıfatı ile beyanının alınması ve taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin niteliği tespit edilmesinden sonra sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 150/1. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 304/2. maddesi uyarına yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine, 06/07/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.